Saygı değer okuyucularım.
Kurban bayramı ile ilgili hazırlıklar tamamlandı. Madden ve ruhen hazırız.
Sizlerle şunları paylaşmak isterim:
Ramazan bayramının şeker bayramı olmadığı gibi, Kurban bayramı da et bayramı değildir.
Kurban; belirlenen zamanda, belirlenen şartları taşıyan küçükbaş veya büyük baş hayvanın, belirlenen şartlara sahip Müslümanın, belirlenen şekilde Allah için kesilmesidir.
Bunun için önüne gelen, istediği şekilde, istediği zaman, istediği hayvanı kesemez. Keserse buna kurban denmez.
Kurban et ihtiyacını karşılamak için de kesilmez. Kurban öncelikli olarak Allah’ın emrini, Peygamberimizin sünnetini yerine getirme amacıyla kesilir. Et bundan sonra gelir.
Aynen; Bencil, kibirli, gösteriş meraklısı Kabil’i kurbanının kabul edilmeyip, Allaha ibadet ve itaat eden, uyumlu, alçak gönüllü Habil’in kurbanının kabul edilmesi gibi.
Aynen; Allah’a verdiği sözü samimi olarak yerine getirmeye koyulan İbrahim (a.s.) gibi.
Aynen; Allaha, anne ve babasına itaatkâr, onlara saygısızlık yapmayan İsmail (a.s.) gibi.
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor; “ Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz. Allaha siz,in takvanız (samimiyetiniz) ulaşır.” (Hac suresi/ 37)
Kesilen hayvanın et ve diğer kısımları Allah rızasından sonra gelir.
Kurban ibadetiyle biz Allah için çok sevdiğimiz maldan da vazgeçebileceğimizi gösteririz. Aynen Vatan savunmasında, zekâtta ve saka da olduğu gibi.
Kurbanın yanı sıra, bayram olduğu için; anne- baba, kardeş, akraba, komşu, arkadaş ve dostlara ziyareti unutmayalım. Hiç olmazsa telefonla arayalım. Dargın isek hemen barışalım. Ama anne ve babayı bırakıp ta gezmeye tatile gitmeyelim. Bayram günü onları yalnız bırakmayalım.
Bırakmayalım ki, bayram bayram olsun. Bırakmayalım ki, bencillikten, egoistlikten kurtulalım. Bırakmayalım ki, ruhi hastalıklardan, depresyondan, yalnızlıktan kurtulalım.
Allah’la barışık olup, sağlıklı ve huzurlu bayram geçirmeniz arzusu ile,
Sağlıcakla kalın.