Saygıdeğer okuyucularım
Yüce yaratanımızın verdiği sağlık, afiyet ve selametle Ramazan ayımıza kavuştuk. Böyle bir ay ile bizi buluşturduğu için Allah’ ımıza hamd ediyoruz.
Bu ay içerisinde Müslümanlar yönünden pek çok güzellikleri barındırdığını Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerden öğreniyoruz. Yarattığı varlıkları yaşaması için gerekli her şeyi veren Yüce Mevlamız, insanı ve hele hele Müslümana ayrı değer vermiştir. İnsanlar içerisinden inat etmeyip, aklını başına toparlayıp, kendisine ve çevresine bakarak bunları var eden Allah’a iman eden Müslüman bunun karşılığı olarak pek çok ödüllerle şereflendirilmiştir. Bunun yanısıra bir de ibadetleri olduğunda daha üstün değerlere kavuşacağını Ayet ve Hadislerde görmekteyiz.
İbadet ile şereflenen Mü’min Allah’ ın emirlerinin dışına çıkmamayı kendisine prensip kabul etmiştir. Ramazan ayı gelince de Allah’ ın; “Kim bu aya kavuşursa, oruç tutsun” emrine uyup sağlık şartları el verdiği takdirde oruç tutmaya başlar.
Oruç ile Mü’min yalnız ahiret hayatı ile ilgili değil, dünya hayatıyla alakalı olarak belli başları şu kazançları elde eder:
Oruçla; Allah’ ın emrini yerine getirir ve ona itaat ettiğini gösterir. Bu ayda Kur’an-ı Kerim indirildiği için, Kur’an ayı olan Ramazan ayında diğer zamanlardan daha fazla Allah’ ın kelamı ile vakit geçirir. Mü’min olarak bu sayede daha şuurlu Müslüman seviyesine yükselmeye çalışır.
Teravih Namazları ile, camilerde sosyalliğine katkı sağlar.
Verdiği fitre, zekât ve sadakaları ile Müslümanlar arasındaki birliği ve sevgiyi güçlendirir. Zengin – Fakir, Köylü – Şehirli el hâsıl her yaş, cins ve sınıftan insanlar oruç ile benlik duygusundan uzaklaşırlar. Bunun için Allah’ ımız, diğer ibadetlerde elde edilecek sevabı, Peygamber Efendimiz’ in dilinden bildirdiği halde oruç ile ilgili kazanılacak olan sevap konusunda: “Oruçlunun sevabı bana aittir.” Diyerek ne büyük bir sevap kazanılacağını bildirmiştir. Ayrıca, “Ramazan ayı geldiğinde şeytanlar bağlanır” duyurusu bize kibirden, gururdan, günah işleme ve isyan etme duygularından uzaklaştırarak kendimiz olmayı sağlamaktadır.
Daha pek çok güzellikler ve kazanımları bu ay ile ilgili sıralamak mümkündür. Son olarak şunu arz edeyim ki; bu ayda yapılan farz, vacip, nafile ve her tür ibadetin kazanımının kat ve kat fazla olduğu bildirilmiştir.
İlk 10 günü bile bitiveren ve bizden uzaklaşıp gidecek olan Ramazan Ayını boş geçirmemek ulu orta hareket ve davranışlarda bulunmamak, mazeretli yada mazeretsiz oruç tutmadığı halde gelişigüzel yiyip içmek, Müslümanların en kıymetli ve değerli ayı olduğu halde Müslüman olmayanlara karşı; “Bunlar kendi değerlerine bile saygı duymuyor” dedirtmemek için, en önemlisi de, Allah’ ımıza ve Peygamberimize olan inancımızı zayıflatmamak için kendimize gelip üzerimize düşenleri yapma arzusu ile,
Sağlıcakla kalın.