Genel kanının aksine, fiziksel zorluklar içeren oruç ibadeti iş yerinde güvenlik risklerini artırmıyor; tam tersine, veriler sistematik bir düşüşe işaret ediyor. İspanya'daki kapsamlı bir araştırma, inanç, iş gücü piyasası ve iş güvenliği arasındaki karmaşık dengeyi gözler önüne seriyor.
Genel varsayım, şafaktan gün batımına kadar yeme ve içmeden uzak durmayı gerektiren bu ibadetin, kan şekeri düşüklüğü ve yorgunluk nedeniyle dikkat dağınıklığına yol açacağı ve dolayısıyla iş kazalarını artıracağı yönündedir. Ancak, İspanya iş gücü piyasası üzerine yapılan yeni ve kapsamlı bir araştırma, bu varsayımı tersine çeviren şaşırtıcı sonuçlar ortaya koyuyor: Ramazan ayında Müslüman işçilerin karıştığı iş kazalarında belirgin bir düşüş yaşanıyor.
Paola Bertoli (Verona Üniversitesi) ve Veronica Grembi (Roma Sapienza Üniversitesi) tarafından kaleme alınan SCI yayın makale, İspanya'da 2003-2016 yılları arasındaki tüm iş kazalarını kapsayan devasa bir veri setine dayanarak, oruç tutmanın iş güvenliği üzerindeki "Ramazan Etkisi"ni mercek altına alıyor.

VERİLER NE SÖYLÜYOR?
Araştırmacılar Paola Bertoli ve Veronica Grembi, İspanya'daki günlük iş kazası verilerini inceleyerek, Ramazan ayının Hicri takvime göre her yıl 11 gün geri kayması özelliğinden faydalandılar. Bu yöntem, mevsimsellikten kaynaklanan hataları eleyerek saf bir "Ramazan etkisi"ni ölçmeyi mümkün kıldı.
Çalışmanın en çarpıcı bulgusu şudur: Ramazan günlerinde, Müslüman işçilerin (birinci kuşak göçmenler) karıştığı toplam iş kazası sayısı, Müslüman olmayan göçmen işçilere kıyasla yaklaşık %4 oranında azalmaktadır. Bu sonuç, oruç tutmanın getirdiği fiziksel zorlukların kaza riskini artıracağı yönündeki endişelerin aksine, istatistiksel olarak anlamlı bir güvenlik artışına işaret etmektedir. Bu bulgu sadece iş kazası raporlarıyla sınırlı kalmamış, İspanya Sağlık Barometresi verileriyle de desteklenmiştir. Veriler, Ramazan ayına denk gelen dönemlerde Müslümanların hastane acil servislerine başvurma oranlarında da düşüş olduğunu doğrulamaktadır. Acil servislerin iş kazaları sonrası ilk başvurulan yerler olduğu düşünüldüğünde, bu veri kaza sayısındaki düşüşü teyit eder niteliktedir.
Kazalar Neden Azalıyor?
İlk bakışta paradoksal görünen bu durumun altında yatan nedenler, işçilerin ve işverenlerin Ramazan ayına nasıl uyum sağladığıyla ilgilidir. Araştırma, bu düşüşü açıklayan birkaç temel mekanizma tespit etmiştir:
1. İş Gücü Piyasasından Çekilme (Kapsamlı Marj Etkisi): İş kazalarındaki azalmanın en önemli nedenlerinden biri, Ramazan ayında fiilen çalışan veya riskli işlere giren Müslüman işçi sayısındaki azalmadır. Veriler, Ramazan ayına denk gelen çeyreklerde Müslümanların istihdam edilme olasılığının %1,2 düştüğünü göstermektedir. Daha da önemlisi, yeni iş sözleşmelerinin imzalanma oranında ciddi bir düşüş görülmektedir. Ramazan günlerinde Müslüman işçiler tarafından imzalanan yeni iş sözleşmesi sayısı %6,3 oranında azalmaktadır.
Bu durum, işçilerin oruç tutarken yeni ve zorlu bir işe başlamayı ertelediklerini veya bu dönemde izin kullanarak iş gücü piyasasının dışında kalmayı tercih ettiklerini göstermektedir. Yani, "risk havuzundaki" insan sayısı azaldığı için kaza sayısı da azalmaktadır.
2. Sektörel Farklılıklar: İş kazalarındaki düşüş her sektörde aynı oranda gerçekleşmemektedir. En belirgin düşüşler inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinde gözlemlenmiştir. Özellikle ticaret (%10,7) ve hizmet (%15) sektörlerinde yeni iş sözleşmelerindeki düşüş, kaza oranlarındaki azalmayla paralellik göstermektedir. Bu sektörler, İspanya'daki Müslüman göçmenlerin yoğun olarak çalıştığı ve fiziksel emeğin ön planda olduğu alanlardır.
3. Davranışsal Değişiklikler ve "Alkol" Faktörü: İş kazalarındaki düşüşün bir diğer boyutu da yaşam tarzı değişiklikleridir. İslam inancı gereği alkol tüketimi yasaktır, ancak Ramazan ayında bu kurala riayet etme oranı (dindar olmayanlar arasında bile) artmaktadır. Araştırma, Ramazan döneminde alkol tükettiğini bildirenlerin oranının %34 azaldığını ortaya koymaktadır. Alkol tüketimindeki bu azalma, iş güvenliği üzerinde doğrudan olumlu bir etki yaratmaktadır. Ayrıca sigara tüketiminde de %16,5'lik bir düşüş gözlemlenmiştir, bu da genel bir "daha sağlıklı/dikkatli davranış" eğilimine işaret eder.

Oruç Süresi Uzadıkça Etki Artıyor
Ramazan ayının güneş takvimine göre her yıl yer değiştirmesi, oruç süresinin (gün ışığı süresinin) yıllara ve mevsimlere göre değişmesine neden olur. Araştırmanın en ilginç bulgularından biri, oruç günlerinin daha uzun ve zorlu olduğu yıllarda (yaz aylarına denk gelen Ramazanlar gibi) kaza sayısındaki düşüşün daha güçlü olmasıdır.
Veriler, oruç süresinin ortalama 10 saatten 15 saate çıktığı durumlarda, iş kazalarındaki azalma etkisinin daha belirgin hale geldiğini göstermektedir. Bu durum, oruç tutmanın fiziksel zorluğu arttıkça, işçilerin ve işverenlerin daha radikal önlemler aldığını (örneğin çalışma saatlerini değiştirmek, daha fazla izin kullanmak veya iş temposunu düşürmek gibi) düşündürmektedir. Zorluk arttıkça, alınan tedbirler de sıkılaşmaktadır.
İş Yeri Uyarlamaları ve Manevi Tatmin
Sadece istatistikler değil, işçilerle yapılan anketler de sahadaki durumu aydınlatmaktadır. İşçiler, özellikle kaza riskinin yüksek olduğu işlerde çalışanlar, Ramazan ayında çalışma saatlerinde esneklik sağlandığını belirtmektedir. Vardiya değişiklikleri, mola saatlerinin iftara göre ayarlanması veya işe başlama saatlerinin kaydırılması gibi makul uyumlaştırmalar iş güvenliğini artıran faktörler arasındadır.
Ekonomik Bilanço: Tasarruf mu, Kayıp mı?
İş kazalarındaki bu %4'lük düşüşün ekonomik bir karşılığı da vardır. İspanya örneği üzerinden yapılan kaba bir hesaplamaya göre, Ramazan ayında azalan kazalar sayesinde sadece doğrudan maddi hasarlar düşünüldüğünde ulusal düzeyde yaklaşık 1,2 milyon Euro'luk bir tasarruf sağlanmaktadır. Bu rakama, kazaların yarattığı üretim gecikmeleri, soruşturma maliyetleri ve moral bozukluğu gibi dolaylı maliyetler dahil değildir.
Öte yandan, yeni iş sözleşmelerindeki düşüşün de bir maliyeti vardır. İmzalanmayan veya ertelenen sözleşmeler, potansiyel bir verimlilik kaybına veya iş gücü piyasasında bir yavaşlamaya işaret edebilir. Ancak bu sözleşmelerin tamamen kayıp mı olduğu, yoksa sadece ertelendiği mi (veya Müslüman olmayan işçiler tarafından mı doldurulduğu) net değildir.
Sonuç: Entegrasyon ve Güvenlik İçin Bir Ders
"Ramazan Etkisi" araştırması, kültürel ve dini çeşitliliğin iş yönetimi açısından sadece bir zorluk değil, aynı zamanda doğru yönetildiğinde iş güvenliği fırsatı olabileceğini göstermektedir. Oruç tutan bir çalışanın "daha dikkatsiz" olacağı varsayımı yerine, bu dönemin getirdiği davranışsal değişiklikleri (daha az alkol, daha yüksek manevi disiplin) ve sistemin buna verdiği tepkiyi (izin kullanımı, işe alımların ertelenmesi, esnek saatler) anlamak gerekir.
Sonuç olarak, iş yerlerinde dini pratiklere yönelik sistematik uyumlaştırmalar (flexible working arrangements), sadece çalışan memnuniyetini değil, aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliğini de olumlu yönde etkilemektedir. Bu bulgular, çok kültürlü iş ortamlarında "tek tip" çalışma düzeni yerine, kültürel takvimlere duyarlı esnek modellerin hem insani hem de ekonomik açıdan daha sürdürülebilir olduğunu kanıtlamaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
YAZAR NOTU:
Bu makale, Paola Bertoli (Verona Üniversitesi) ve Veronica Grembi (Roma Sapienza Üniversitesi) tarafından kaleme alınan ve Journal of Economic Behavior and Organization dergisinin 2024 yılı 227. cildinde (Sayfa 106711) yayımlanan "The Ramadan effect in the workplace" (İşyerinde Ramazan Etkisi) başlıklı akademik makaleden derlenerek özetlenmiştir.