Martin Elsegood ve arkadaşlarının 2026 yılında yapmış oldukları akademik çalışmaya göre trafik güvenliği literatüründe çocuk yayalar, en savunmasız yol kullanıcıları arasında kabul edilmektedir. Küçük fiziksel boyutları, henüz tam gelişmemiş bilişsel ve algısal yetenekleri, sınırlı yol farkındalıkları ve öngörülemeyen davranışları, onları trafik ortamlarında, özellikle de motorlu taşıtlarla paylaşılan alanlarda yüksek risk altına sokmaktadır. Uluslararası veriler, çocukların araç içi yolcu olmaktan ziyade, yaya olarak çok daha yüksek yaralanma ve ölüm oranlarına maruz kaldığını ortaya koymaktadır.
Çocukların trafikteki güvenliğini sağlamak adına dünya genelinde "Okul Bölgeleri" (School Zones) uygulamaları hayata geçirilmiştir. Bu bölgeler, genellikle belirli saat aralıklarında hız limitlerinin düşürüldüğü ve sürücülerin uyarılmasını sağlayan işaretlemelerin bulunduğu alanlardır. Ancak, Avustralya Başkent Bölgesi'nde (ACT) yürütülen ve 2015-2023 yılları arasındaki verileri kapsayan geniş çaplı bir çalışma, mevcut uygulamaların etkinliğini sorgulatan çarpıcı teknik veriler sunmaktadır. Bu makale, söz konusu çalışmanın bulguları ışığında, hız uyumu, altyapı etkisi ve "Güvenli Sistem" (Safe System) yaklaşımı çerçevesinde alınması gereken önlemleri teknik bir perspektifle ele almaktadır.
Metodoloji ve Veri Toplama Süreci
Analize konu olan çalışma, ACT bölgesindeki 59 farklı okulun çevresinde gerçekleştirilmiştir. Veriler, pnömatik tüp sayaçları kullanılarak toplanmış olup, hız, yön, araç sınıflandırması (dingil mesafesi ve aks sayısına göre) ve zaman damgası gibi değişkenleri içermektedir. Çalışma kapsamında 2,2 milyondan fazla aracın verisi analiz edilmiştir. Okullar; İlköğretim, Ortaöğretim ve K-12 (Anaokulundan 12. sınıfa kadar) olmak üzere kategorize edilmiş ve veriler "Okul Bölgesi Saatleri" (Hafta içi 08:00- 16:00, 40 km/s sınırı), "Hafta içi Okul Dışı Saatler" ve "Hafta Sonları" olmak üzere üç zaman diliminde incelenmiştir.
Bulgular: Hız Sınırlarına Uyum ve İhlal İstatistikleri
Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, okul bölgelerinin ortalama araç hızlarını düşürmede etkili olmasına rağmen, yasal hız sınırlarına uyum konusunda ciddi zafiyetler içermesidir. Verilere göre, okul bölgesi saatlerinde ağırlıklı ortalama araç hızı 37,3 km/s olarak ölçülmüştür. Bu değer, okul dışı saatlerdeki 46 km/s ve hafta sonlarındaki 46,6 km/s ortalamalarına göre anlamlı derecede düşüktür.
Ancak, ortalama hızdaki bu düşüşe rağmen, hız ihlali oranları endişe verici boyuttadır. 40 km/s hız sınırının geçerli olduğu aktif okul saatlerinde, araçların %36,4'ünün belirlenen sınırı aştığı tespit edilmiştir. Bu oran, normal zamanlardaki (50 veya 60 km/s varsayılan limitler) ihlal oranlarından (%19,9 ve %21,9) istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksektir. Bu durum, sürücülerin hızlarını düşürseler bile, yasal ve güvenli olarak belirlenen 40 km/s sınırına inmekte direnç gösterdiklerini veya başarısız olduklarını göstermektedir.

Varsayılan Yol Hızı ve Yaklaşım Hızının Etkisi
Teknik analizler, okul bölgesine girmeden önceki yolun varsayılan hız sınırının (default speed limit), okul bölgesi içindeki sürücü davranışını doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır. Varsayılan hız sınırının 60 km/s olduğu yollarda kurulan okul bölgelerinde, ortalama hız (39,6 km/s) ve hız ihlali oranı (%44,5), varsayılan hızın 50 km/s olduğu yollara kıyasla (35,8 km/s ve %31,2) belirgin şekilde daha yüksektir.
Bu veri, trafik mühendisliği açısından kritik bir çıkarım sunmaktadır: Sürücülerin yüksek hızdan (örneğin 60 km/s) 40 km/s'ye düşmesi, daha düşük bir hızdan (50 km/s) düşmesine kıyasla daha zordur veya daha az uyum sağlanmaktadır. Bu bağlamda, okul bölgelerine yaklaşım hızlarının kademeli olarak düşürülmesi veya okul çevresindeki genel hız rejiminin 40 km/s veya altına çekilmesi, uyumu artıracak düşük maliyetli ve etkili bir mühendislik çözümü olarak öne çıkmaktadır.
Yol Altyapısı ve Trafik Sakinleştirme Önlemleri
Sürücü davranışlarını salt tabelalarla değiştirmeye çalışmanın sınırlı bir etkisi olduğu, fiziksel altyapı unsurlarının ise daha belirleyici olduğu görülmektedir. Çalışma verileri, hız tümsekleri veya yaya geçitleri gibi "trafik sakinleştirme" (traffic-calming) altyapısına sahip bölgelerde hız ihlali oranının %29,8 olduğunu, bu unsurların olmadığı bölgelerde ise bu oranın %40,3'e çıktığını göstermektedir.
Benzer şekilde, şerit genişliği de algısal bir hız kontrol mekanizması olarak işlev görmektedir. "Dar" olarak algılanan şeritlerde hız ihlali oranı %29,7 iken, "geniş" şeritlerde bu oran %42,6 olarak ölçülmüştür. Dar şeritler, sürücülerde algısal bir "sıkışıklık" hissi yaratarak daha dikkatli olmalarını ve hızlarını doğal olarak düşürmelerini sağlamaktadır. Bu bulgular, okul bölgelerinin tasarımında sadece dikey işaretlemelerin (tabelaların) değil, yatay işaretlemelerin ve fiziksel yol geometrisinin de (şerit daraltma, zikzak çizgiler vb.) hayati önem taşıdığını kanıtlamaktadır.
Araç Sınıfları Arasındaki Farklılıklar
Araç sınıfları bazında yapılan analizde, hafif araçların (otomobil, SUV vb.) ağır araçlara (kamyon, otobüs) kıyasla hız sınırını daha sık ihlal ettiği (%36,8'e karşı %31,7) görülmüştür. Ancak, ağır araçların %31,7'sinin bir okul bölgesinde hız sınırını aşıyor olması, bu araçların kütleleri ve uzun fren mesafeleri göz önüne alındığında, potansiyel kaza şiddeti açısından çok daha büyük bir risk teşkil etmektedir.
Tartışma ve Güvenli Sistem Yaklaşımı
Mevcut 40 km/s hız sınırı, birçok yargı bölgesinde standart olsa da "Güvenli Sistem" (Safe System) prensipleriyle tam olarak örtüşmemektedir. Araştırmalar, 30 km/s üzerindeki çarpışma hızlarında yaya yaralanma ve ölüm riskinin katlanarak arttığını göstermektedir. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, insan tolerans sınırları çok daha düşüktür.
Uluslararası en iyi uygulamalar ve çalışmanın sonuçları, okul bölgelerinde hız sınırlarının 30 km/s veya altına (örneğin Güney Avustralya'da olduğu gibi 25 km/s) çekilmesini önermektedir. 1 km/s'lik bir hız düşüşünün bile, savunmasız yol kullanıcılarının dahil olduğu ölümlü ve ciddi yaralanmalı kazaları %4 oranında azalttığı bilinmektedir.
Ayrıca, okul bölgelerinin aktif olduğu saatlerin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Mevcut 08:00-16:00 uygulaması, okul sonrası aktiviteleri, etütleri veya spor faaliyetlerini kapsamayabilir. Bu nedenle, 07:00-17:00 gibi daha geniş bir zaman dilimi veya "çocuklar görüldüğünde" gibi dinamik ama sürücü dikkatine dayalı kurallar yerine, net ve kapsayıcı zaman dilimleri önerilmektedir.
Sonuç ve Öneriler
ACT bölgesinde yapılan bu kapsamlı çalışma, okul bölgelerinin hızları düşürmede kısmen başarılı olduğunu ancak çocuk güvenliği için gereken "güvenli işletim koşullarını" tam olarak sağlayamadığını göstermektedir. Sadece hız tabelaları asmak, sürücülerin %36'sının hız ihlali yapmasını engelleyememektedir.
Çocukların trafikteki güvenliğini maksimize etmek için atılması gereken teknik ve idari adımlar şunlardır:
1. Hız Limitlerinin Revizyonu: Okul bölgelerinde hız limitlerinin, ölümcül kaza riskinin minimize edildiği 30 km/s seviyesine indirilmesi.
2. Mühendislik Çözümleri: Hız tümsekleri, yükseltilmiş yaya geçitleri ve şerit daraltma gibi fiziksel trafik sakinleştirme önlemlerinin yaygınlaştırılması.
3. Teknolojik Entegrasyon: Sürücülere anlık hızlarını gösteren dinamik geri bildirim levhalarının ve okul saatlerinde aktifleşen yanıp sönen uyarı ışıklarının kullanılması.
4. Otomatik Denetim: Hız ihlallerinin tespiti için kameralı denetim sistemlerinin okul bölgelerine entegre edilmesi.
Sonuç olarak, trafik güvenliği politikaları, sürücülerin insafına veya dikkatine bırakılamayacak kadar hayati bir konudur. Fiziksel altyapı ve yasal düzenlemeler, hatayı tolere edecek ve çocukların hayatta kalmasını garanti altına alacak şekilde tasarlanmalıdır.
--------------------------------------------------------------------------------
Yazar Notu / Kaynak Bilgisi:
Bu makale, Journal of Safety Research dergisinde (2026, Cilt 97, Sayfa 9-18) yayınlanan "School zone speed compliance in the ACT, Australia: Risks, findings and recommendations for improved safety" başlıklı akademik araştırmadan derlenmiştir.
Öğr. Gör. Dr. Hakan ERDOĞAN
A sınıfı İGU
Makine Y. Mühendisi