“Mahsul Bayramı’ndan Millî Bayram’a”
İncir Bayramı’yla ilgili ilk yazımızda festival, şenlik, bayram, toy kelimelerinin anlamlarından, İncir Bayramları’nın neden bayram olarak kutlanması gerektiğinden, tarihsel ve kültürel köklerinden ve Osmanlı İmparatorluğu’nda İncir Bayramı kutlamalarından bahsetmiştim. Bu yazımda Cumhuriyet Dönemi’ndeki incir bayramı kutlamaları üzerinde duracağım.
Osmanlı Döneminde kutlanan incir bayramları Türkiye’nin kurulması aşamasında ve Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam etmiştir. 22 Ağustos 1923 (1339)’deki “Türk Sesi” gazetesinde Mahmut Esat Bey’in “Vilayetten Haberler” bölümünde ve “Yeni Mahsul” başlıklı yazısında incir bayramının kutlandığı hakkında şöyle bir haber bulunmaktadır: “Evvelki gün geldiğini yazdığımız kuru yemiş mahsulü dün limanda yaprak ve defneyapraklarıyla donatılan mavnaya yükletilmiş ve mavna üzerinde ince saz takımıyla icra-yı ahenk millî oyunlar oynanmıştır. Rençberlerimize hayırlı müşteriler dileriz.”[i] 1924 yılında İzmir’e ilk mahsul 18 Ağustos’ta gelmiştir ve incir bayramı bu yılda da kutlanmıştır. Türk yurttaşları incir bayramını sa’y ve ameli (pratik) ve istihsalat (üretim) açısından kutlamışlardır. Bayrama memurların reisleri, İzmir Ticaret Odası, Borsa mümessilleri, tüccar, müstahsil (üretici), amele (işçi) ve halk katılmıştır.[ii]
1925 ve daha sonraki birkaç yıl incir bayramları millî bir dava havasında kutlanmıştır. Bu tip bir anlayışla kutlanmasında etkili olan Doktor Geyden Gest adında birinin yapmış olduğu Türk inciri hakkındaki olumsuz faaliyetlerdir. “Doktor Geyden Gest 925 senesi Daily Mail gazetesiyle mâlum yalan ve müfteriyattan (iftiralar) ibaret olan neşriyatını yapmıştı. O sene matbuat ve muhafel-i ticariye (ticari alanlar) bu neşriyattan müessir olmuş bulunuyordu. Ben vekâlete hakikati olduğu gibi onu hitab eylediği muhitin göstermektedir buna da yegâne çare Doktor Geyden neşriyatta hangi esaslara temas ediyorsa onları filme alub, oralara gönderub, mukâbil hareket ihtiyar etmek lazımdır demiştim vekâlet celbe bu maruzâtımı tasvib ve ahzına bendenizi memur etmişti.” [iii] İzmir Mıntıkası Ticaret Müdürü Mehmet Ziya Bey, 1925’deki kutlamaların farklı olmasını işte böyle anlatıyordu. Doktor Geyden Gest’in Dünya basınında giriştiği incir hakkındaki karalamaları ve kötülemeleri ile mücadeleye girişmiş ve ilk iş olarak incir hakkında film çekmeye devletin kurumlarının desteğiyle başlamıştır. Mehmet Ziya Bey film içeriği ve amacı hakkında şunları yazıyordu:
“İzmir’de incir istihsalatı mıntıkalarındaki bahçelerde toplanılan kurutma, nakliyat ve işleme ve haricine sevkiyat ve mağazalarda ambalaj tarzlarını gösteren bir film mıntıka müdiriyetince yaptırılmış ve Doktor Geyden Gest’in 926 senelerindeki mâlum muhalif hakikat neşriyatına karşı lazım gelen mahallere gönderilmiştir ve 926 senesinde Ticaret Vekâletince yapılan ve Avrupa’nın meşhur ticaret limanlarını dolaşan seyyar sergiye dahi bu film verilmiştir.”[iv]
Mehmet Ziya Bey, inciri karalama kampanyalarına karşı eylem planı kapsamında ikinci olarak önem verdiği konu “İncir Bayramı’ydı. Bu olaydan Mehmet Ziya Bey şöyle bahsetmiştir: “Filmi aldırırken, mevzu-i intihabda bazı tertib etmiştim. Mesela İncir Bayramı diye incirin istikbalini gösterirken gayr-i muntazam bu bayrama bir şekl-i içtimaî virmek lazım gelmişdir. Evvel zaman incirin belediye reisine bir buketle takdimi, Ticaret Odasının merasimde bulunması gibi hususlar ihzar olunarak film aldırmıştı. Ondan sonra İzmir Ticaret Odası her geçen sene bu bayrama mütezaid bir ehemmiyet atıf etti ve her geçen sene Ticaret Odasının bu noktaya fazla olan ihtimamı ile bu bayram hakikaten İncir Amele Bayramı değil layık olduğu vech üzere İzmir İktisat Mıntıkasında hasat ve istihsal devresinin ticaret sahasına intikalini gösteren ma’nen umum-ı mahsule şamil bütün muhiti alakadar eden mıntıkanın istihsal bayramı gibi bir şey oldu ve incirin hüviyet-i ticariyesinde mühim ve mümtaz bir mevki olan ve dünyada hakikaten eşi bulunmayan bu güzel mahsulümüz bu suretle İzmir’in bayramına sembol oldu.”[v] Görüldüğü üzere alınan bu kararla incir bayramı, incir tarımının ve ticaretinin dönen tüm çarklarını (mekanizmalarını) kapsayacak şekilde ve daha geniş bir çerçevede kutlanmış olacaktı.
Dönemin gazeteleri 1925 yılındaki incir bayramı kutlamaları hakkında da önemli bilgiler vermiştir. 21 Ağustos 1925 tarihine ait Yanık Yurt şu bilgileri vermektedir: “Takip edilecek güzergâh, Punta (Alsancak), Birinci Kordon, Hükümet Konağı ve Çarşı olarak belirlenmiştir. İncir, çarşıya gelince, mağazalara nakledilecekti Ayrıca, çevreden millî kıyafetleriyle devecilerin gelerek, kafileye katılmaları sağlanacaktı.” [vi] Yine 27 Ağustos 1925 tarihli Yanık Yurt gazetesi incir bayramı hakkındaki izlenimi şöyledir: “Dünkü tezahürat Dr. Gest denilen kundakçıya halkın mükemmel bir cevabıdır. Bu millet artık iktisadın ne olduğunu öğrenmiştir. Binaenaleyh istikbalimize kemal-i emniyetle bakabiliriz: Dün mukarrer olduğu vechle incirlerimize fevkalade merasim-i istikbaliye yapıldı.
Sabah sekiz buçukta Punta istasyonu otomobillerle, arabalarla, insanlarla hınca hınç idi. Herkes, herşey gülüyordu. Memlekete servet ve refah getiren mübarek mahsulümüzü karşılamak üzere gelenler meyanında Vali mensublarımızdan Hacim, Hoca Esad, Ticaret Odası Reisi Alaiyeli Mahmut, Borsa reisi Ferit, Belediye Reisi Aziz, Balcızade Hakkı, Ticaret Müdürü Ziya, Borsa Kâtibi Ali Hadi, Çiftçi Necati, Ticaret gazetesi sahibi Raşit Beylerle gazetemiz başmuharriri Zeynel Besim Bey ve daha birçok zevat vardı. İzmir’deki cemiyet mümessilleri, bilhassa incirle alakadar olan simsarlar, arabacılar, işçiler, merasime kâmilen iştirak etmişlerdi. Saat tam dokuzda lunaparkın karşısında merasim başladı. Evvela Ticaret Odası Reisi Mahmut Bey nutkunda incirin memleketimize has olduğundan, düşmanlarımızın bütün propagandalarına rağmen hiçbir şeye muvaffak olamadıklarından ve olamayacaklarından bahsederek aziz köylülerimize İzmir Ticaret Odası’nın teşekkür ettiğini söyledi. Müteakiben mini mini hanım kızlar tarafından müstahsillerimizin ihzar ettikleri işlenmiş süslü incir kutuları Vali Paşa’ya, mebuslarımıza, Ticaret Odası Reisi’ne ve Belediye Reisi’ne takdim edildi. Merasim başmuharririmiz Zeynel Besim Bey tarafından gazetemiz namına ihzar edilen buketin muhterem müstahsillerimize takdimiyle bitti… Bütün bu merasim icra edilirken ‘Kemal Film’in İzmir Şubesi Müdürü Süleyman ve Cezmi Beyler cereyan-ı hali filmle tespit ediyordu.”[vii]
İzmir Ticaret Odası da 1925 yılındaki incir bayramı kutlamalarına bir dizi hazırlıklarla katıldı. 20 Ağustos 1925’te Ticaret Odasında toplanan bir komisyon, incir bayramı olarak kutlanacak olan 26 Ağustos tarihi için izlenecek programı bile önceden hazırlamıştı. Buna göre, sabah erkenden yetmiş seksen kadar araba ve üç dört katar deve hazırlanacak, bunlar bayraklar ve dallarla süslenecekti. Bu kafileyle yeni sezonun incir piyasaya sürülmüş olacaktı. Develerin üzerinde temiz giyinmiş küçük çocuklar bulunacak, kafilenin önünde dört yüz kadar incir amelesi muntazam bir şekilde yürüyecekti. Arabalar hepsi bir hareket edecek ve herhangi biri kafileden ayrılmayacaktı.[viii]
Mehmet Ziya Bey, İncir Bayramı’nı anlattığı bölümde “İncir Amele Bayramı” diye başlık atmıştır. İncir işçileri; kendilerine ait örgütleri olan, iktisadi yaşamda önem verilen ve Batı Anadolu’da hatırı sayılır bir çoğunluğa sahip emekçi sosyal gruplardı. (İmparatorluktan beri sendikal örgütlenmeleri bile vardı.)[ix] Bu emekçi grubunu hem tarımsal faaliyetler kapsamında çalışan işçiler hem de ticarî faaliyetler kapsamında çalışan işçiler olarak düşünmek gerekir. Bu işçileri sadece kendileri olarak düşünmek hata olur. Bu emekçilerin geçindirmek zorunda oldukları aileleri de vardı. Bu yüzden incir bayramı, incir sezonunun başladığını bildiren ve ceplerin dolu yüzlerin mutlu olacağını işçiye ve onların ailelerine anımsatan önemli bir merasimdir. Mehmet Ziya Bey ise karalama kampanyalarına cevap vermek için 1925’teki incir bayramının sadece amele bayramı olarak değil; millî bir dava havasında ve bölgeyi tanıtacak bir şekilde kutlamak istemektedir.[x] Onun amacı ise incir işçilerini ihmal etmek değil, incir bayramını ulusal bir bilinç ile kutlayarak uluslararası piyasalara olumlu bir cevap vermekti.
Dokuz Eylül Sergileri, İzmir Fuarının kurulması sürecinde, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı idarecilerin ve müteşebbislerin attığı önemli adımlardan biridir.[xi] 1928 Yılındaki İkinci Dokuz Eylül Sergisi için hazırlanan ticari broşürde bir yıl önceki incir bayramı hakkında şunlar yazılmıştır: “İzmir Limanından incirin ilk sevki de teferruatı az ve fakat samimi merasime sebep olur. Geçen sene Avrupa’ya ilk sevkiyat 20 Ağustos’ta vaki olmuş, vapurlar donatılmış ve bu kıymetli meyvemizin tahmili esnasında limanda mevcut bütün diğer vapurlar keyfiyeti düdükleriyle selamlamışlardır.”[xii]
1929 yılında da incir bayramı kutlanmaya devam edilmiştir. 25 Ağustos 1929 tarihli Anadolu gazetesi, “Cuma Günü İncir Bayramı” başlıklı yazısında incir bayramı kutlamaları hakkında önemli bilgiler vermiştir. Bu yazıda kutlamalar hakkında şu bilgiler bulunmaktadır:
“Memleketimizin mübarek mahsulü incirlerimizin yeni sene mahsulünün İzmir’e ilk defa getirilmesi hasebiyle her sene olduğu gibi bu senede bir (İncir Bayramı) yapılmıştır. Cuma akşamı yapılan bayram; çok parlak olmuştur. Binlerce halk; Alsancak’ta istasyon civarında ve İncir alayının geçeceği Birinci Kordon’da toplanmıştır.
Cuma günün hususi trenle Aydın ve havalisinden gelen incirlerimiz (10118) çuvaldı. Germencik’e kadar olan havaliden gelen incirler 4433 çuval, Germencik’ten 1985 çuval, Söke’den 700, Balatçık’tan 1900, Selçuk’tan 500, Tire ve Ödemiş havalisinden 700 çuval gelmiştir.
İncirler; hazırlanmış olan arabalara yüklenmiş ve incir bayramı münasebetiyle alaya iştirak için bayraklarımızla, defne dalları ile süslenmiş olduğu halde Alsancak İstasyonu civarında yürüyüşe hazır bir vaziyette durmuştu.
Merasim; Alsancak’taki istasyonun önünde yapılmıştır. Evvelâ Kâtibi Umumî Turgut Bey tarafından kısa bir nutuk söylenmiştir. Turgut Bey zengin ve feyizli Aydın, Ödemiş incir mıntıkalarının bu seneki ilk mahsulünden birer kutusunu Vali Kazım Paşa’ya ve Belediye Reisi Vekili Ferit Bey’e takdim etmiş, müstahsilimize, işçilerimize ve tacirlerimize hayırlı ticaretler dilemiş, sonra Vali Kazım Paşa’ya kısa bir nutukla mukabele etmiştir. Fotoğraflar çekilmiş ve bilahare alayla hareket etmiştir. En önde askeri müzika halk daha sonra Vilayet, Belediye erkânını cemiyetler namına gelen heyetleri taşıyan otomobiller, arabalar ve nihayetinde de incir taşıyan arabalar geliyordu.
Alayın Birinci Kordon’dan geçtiği sırada amele alkışlıyor, limandaki vapurlar düdük çalarak bayrama iştirak ediyordu. İzmir afakı, alayın geçtiği yarım saat müddet içinde vapur düdük sesleri ile inlemiştir. Alay, karanlık olmasına rağmen hükümet önünden, Kemeraltı mağazalar önünden, halkın attığı serpantinler altından ilerleyerek yemiş çarşısına gitmiş ve orada dağılmıştır. Merasim ve alayı tertip eden oda istihbarat müdiri Zeki Beyle oda memurlarından Nuri, Muhsin Osman, Hulusi Mehmet, Ulvi, Fazlı Beylerdir.”[xiii]
1929’da incir bayramı kutlamaları Germencik’te bir dizi etkinliklerle kutlanmıştır. Yine Anadolu gazetesinin haberine göre Germencik’te incir bayramı şu şekilde kutlanılmıştır. Germencik’te İzmir incir tüccarlarından Nalbantzade Hulusi Bey’in fabrikası önünde akşamdan vagonlar incirle doluncaya kadar halk tarafından icra-yı şadumani edilmiştir. Fabrika’nın önü; baştanbaşa elektrik ile tezyin olunmuş ve Hulusi Bey bu münasebetle yüz kişilik parlak ve samimi bir ziyafet vermiştir. Germencik halkı saat ikiye kadar çalgı çalmak ve dans etmek suretile incir bayramı yapılmıştır (yapmıştır).” [xiv]
1930’lu yıllarda da Aydın’dan İzmir’e ilk incirin taşınması olayı, Aydın’da yaşayan insanlar için bir coşkuyu ifade etmekteydi. Aydınlı eski bürokrat ve yazar Mustafa Kemal Yılmaz (yakın bir zaman önce kaybettiğimiz) bu yıllarda incirin Aydın’dan İzmir’e ilk kez taşınması işlemini bakın nasıl anlatıyor:
Büyükçe köylerde incir mağazaları vardır. İncirleri orada kınalı elli güzeller seçer; boy boy ayırır, çuvallara yerleştirir. Her çuvalın ağzına bir tutam mersin dalı koymak âdettir. İncir çuvallarının şimdi kamyonla taşındığı oluyor. Ama sen bakma, onları deve ile götürmek başka şereftir.
Bizim köyün ilk incir mahsulü İzmir’e gönderilmek üzere Osman Çavuş ile Mehmet Çavuş’un mağazasında hazırlanır. Ağızları yeşil mersindallı çuvallar, kuzular gibi yatar yerde. Savran Ali, develeri ıhtırır. Ne de nazlıdır kafirler!.. Kolay kolay çökmek bilmezler! En baştaki Cam Kıran Tülü’nün havudu üzerine bayrak takılır. On deve, on beş deve, Savran Ali, şöyle bir “Haaayt… Deee!., diye bağırdı mı, çanlar da başladı mı çalmağa, zafer alayı geçiyor sanırsın. Hem, bizim ovanın zaferi değil mi sanki bu !.
İlk kuru inciri götüren tren de mersin dalları ile süslenir. Katar, uzadıkça uzar. Makinist de asıldı mı düdüğü, insanın içi bir hoş olur. Bizim sevinçten ağlayasımız gelir; askere er gönderen analar gibi.”[xv] Görüldüğü üzere Aydın’da incir bayramı aslına bakılırsa bir umudu, bir emeği ve maddi ile manevi kazancı simgelemektedir. Bu yüzden incir bayramı kutlamaları aslına bakılırsa bir coşkuyu ifade etmekte ve yöredeki insanların sevinçlerinde incirin ne kadar önemli olduğunu da ortaya koymaktadır. Günümüzde ise Türk köylüsünün içinde kaldığı zor durumlar köylünün hayata bakışını ve dünya görüşünü doğrudan etkilemiştir. Kapitalizm ile önemli hale gelen incir bayramları yine kapitalizmin etkisiyle sıradanlaştı ve “incir bayramı” gerçeği günümüzde her ne kadar kültür olsa da önemini kaybetti. Günümüzde incir için yapılan festivaller ise incir bayramlarından farklıdır ve incir bayramı gibi festivallerde tarihsel bir altyapı bulmak güçtür.
İncir Bayramının kutlandığı günler aynı zamanda Hristiyanlar için de çok önemli günlerdir. İncirler, deve kervanları yerine lokomotiflerle taşınmaya başlandıktan sonra da uzun yıllar her yılın 15 Ağustos günü “İncir Bayramı” olarak kutlanmaya devam etti. 15 Ağustos bölgedeki Hristiyanlar için de çok önemli bir gündü ve o gün Hristiyanlar zaten çalışmazlardı. Ege’de yaşayan Ortodokslara göre Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem, 15 Ağustos günü Selçuk-Ayasuluk-Efes yakınlarında bir yerde göğe yükselmişti ve o gün “Meryem Ana Yortusu” günüydü. Birlikte yaşayan halkların birbirine dinsel saygı göstermeleri gereği, bölgedeki Müslümanlar da 15 Ağustos gününü özel bir gün olarak algılar, Ortodoks komşularının inançlarına saygı duyarlardı.[xvi] Kısacası incir bayramının olduğu günler birçok farklı sosyal grup için çeşitli vesilelerle kaynaşmayı da ifade ediyordu.
Eskiden incir bayramları millî bayramlar ve kurtuluş günleriyle aynı gün kutlanırdı. Çünkü Ege bölgesi, I. Dünya Savaşı’ndan sonra sonuçları çok ağır olan bir işgal dönemi yaşamıştı. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra İncir Bayramlarının kutlanmasına ulusal bir bilinç de eklenmişti. Bu yüzden her yıl 3–4–5–6–7 Eylül günleri Aydın İncir Bayramı olarak kutlanırdı ve bu kutlamalarda folklor gösterileri yapılırdı. En iyi inciri üreten üreticiye ödülleri verilir, bundan sonra incir güzeli seçilirdi. İlk üç dereceye giren güzellere ödüller verilir, incir yarışmasına giren üretici içinden de ilk üç sırayı alanlara ödüller layık görülürdü. Bazen 4–5-6’ya da mansiyon ödülleri verilirdi. (7 Eylül Aydın’ın Kurtuluş Günü olduğunu düşünürseniz bu kutlamalara olan ilgi artardı.) Ayrıca Aydın yöresindeki çevre yerleşimlerde de benzer kutlamalar yapılırdı. İşin bir diğer boyutu da İncir Bayramının amacı ürünün tanıtılması ve tüketimin sağlanmasıydı. İyi fiyatla satılması, ihraç imkânlarının ortaya çıkması ve alıcı ile satıcıların birbirini tanıması da amaçlar arasında yer almaktadır.[xvii] Yine bu kapsamda İzmir’de de kurtuluş törenlerinde 1980’lere kadar Tariş, 9 Eylül Kurtuluş Gününü adeta İncir bayramına çevirmişti. Bu etkinlikler Basmane Meydanı’ndaki etkinlikleri doğrudan etkilemişti.[xviii] Bu şekilde üretici birliği olan TARİŞ, hem sosyal görevini hem de iktisadi görevini yerine getirmiş oluyordu. Sonuçta her ne olursa olsun, incir bayramları insanları kaynaştıran ve aynı zamanda birbirine yaklaştıran bir atmosferde kutlanmaktaydı. Böylece Cumhuriyet’in ilanından sonra bu incir bayramları sayesinde ulusal bilinç ile beraber sosyal dayanışma da tesis edilmiş olmaktaydı.
Cumhuriyet Dönemi’nde tarım politikalarının değişmesiyle tarım ürünlerinin stratejik önemi artmış, Aydın’ın en önemli ekonomik ve tarımsal simgesi olan incir hem ekonomik değeri hem de kültürel konumuyla ön plana çıkmış; Cumhuriyetin ilk yıllarında Aydın’ın kurtuluş yıl dönümü olan 7 Eylül kutlamalarıyla birleştirilen İncir Bayramları millî bir kimlik kazanırken bu organizasyonlar hasat kutlamalarının ötesinde Cumhuriyet'in modernleşme sürecinin ve millî kimlik inşa politikasının bir parçası olarak konumlandırılmıştır. 1930'lu yıllarda ekonomik buhranın etkilerini azaltmak ve iç piyasa tüketimini artırmak amacıyla Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti Dergisi’nde "Türk Güzeli Neden Cihan Güzeli Oldu? Çünkü Türk güzeli, Türk üzümü, Türk fındığı, Türk inciri ile beslendi." başlığıyla tanıtımlar yapılmış, dönemin dünya güzeli Keriman Halis Ece inciri tanıtan öncü figürlerden biri olmuştur. 1950'li yıllardan itibaren düzenli yapılan, temelleri 1968'de atılıp 1969'da Emin Aslan İyibağırsakçı* öncülüğünde başlatılan ve incir yüklü deve kervanıyla şehre girişiyle başlayıp halka incir dağıtılan, müzik ve güzellik yarışmalarının düzenlendiği İncir Bayramları ve İncir Güzeli Yarışmaları yaklaşık 10 yıl boyunca büyük ilgi görmüş, 1971 yılında İncir Kraliçesi seçilen İsmet Demirel’in deneyimlerinde görüldüğü üzere kraliçe adayları 7 Eylül kurtuluş canlandırmalarında bayrak taşıyıp Aydınspor maçının santra vuruşunu yapardı. Bu kapsamlı geleneğin devamı niteliğinde, Aydın Turizm ve Tanıtma Derneği adına Enver Demiray'ın sahip ve sorumluluğunda Aydoğdu Matbaası'nda basılan 3 Eylül 1972 tarihli İncir gazetesinde ele alınan bu kültür, gazetenin 7. İncir Bayramı ve Turizm Festivali nüshasında dönemin Belediye Başkanı Orhan Esin tarafından festivalin 7 yıldan beri kutlandığı vurgulanarak bölgenin tarımsal ve turistik tanıtımına köprü olmuştur. Aydın Turizm Festivali ve İncir Bayramı'na ait 3-4-5 Eylül 1972 tarihli resmi etkinlik programı broşüründe; İncir Güzeli seçimi, sergiler, defile, spor etkinlikleri, müzik ve halk oyunları yer almakta olup kutlamalar 3 Eylül 1972 tarihinde gerçekleştirilmiş ve resmi program şu şekilde akış göstermiştir: 08.30'da bayramın top atışı ile duyuruluşu, 08.30'da bayram kervanının hareketi, 09.30'da ise Atatürk Anıtı'na çelenk konulması, saygı duruşu, millî marşımızın çalınışı, göndere bayrak çekilişi ile Sayın Valinin, Sayın Belediye, İncir üreticileri ve Aydın Turizm Dernekleri Başkanlarının konuşmaları yer almıştır. Germencik'ten fotoğrafçı Özer Çetin ile Aydın'dan kompozitör Aytaç Günay'ın hazırladığı, Aydın'daki Coşkunlar Kollektif Şirketi Matbaa ve Ambalaj Sanayii tarafından basılan bu broşürün alt kısmında "Adını Büyük Atatürk'ün verdiği Sümerbank Sizin Bankanızdır" ibaresiyle Sümerbank reklamı bulunmaktadır.
Aydın'da yayımlanan "İncir" adlı süreli yayının 3 Eylül 1972 tarihli 7. yıl ve 7. sayı nüshasına ait olan gazete, "7. İncir Bayramı ve Turizm Festivali – Aydınlılara ve Bütün Ege'ye Kutlu Olsun..." ana başlığıyla çıkmış olup künye altında yer alan “İncir, incir mahsulünün tanıtılmasına ve Aydın'da turizmin gelişmesine hizmet eder.” sloganıyla yayın amacını ortaya koymaktadır; Aydın Turizm ve Tanıtma Derneği adına Enver Demiray'ın sahibi ve sorumlu müdürlüğünü, Kenan Narlı'nın teknik yönetmenliğini üstlendiği, Hasır Pazarı No: 1 adresindeki Aydoğdu Matbaası'nda dizgi ve baskısı yapılan gazetenin içeriğinde sağ üst köşede Mustafa Kemal Atatürk'ün portresi, sağ alt köşede dönemin Aydın Belediye Başkanı Orhan Esin'in halka yönelik kutlama mesajı ile fotoğrafı, sol tarafta ise Aydın Turizm ve Tanıtma Derneği'nin çalışmaları ile Aydın'ın kurtuluş yıl dönümü ve İncir Bayramı hazırlıklarına dair yazılar yer almaktadır. Belediye Başkanı Orhan Esin'in mesajında da festivalin 7 yıldan beri kutlandığı açıkça belirtilmektedir; bu hesaplamaya göre, gazetenin yayımlandığı 1972 yılı ve 7 yıllık geçmiş göz önüne alındığında, bu modern formatındaki etkinlik 1966 yılında (veya önceki metinlerde belirtilen hazırlık/temel atma süreciyle birlikte 1968-1969 döneminde kurumsal bir yapı kazanarak) başlamıştır ve Aydın Turizm ve Tanıtma Derneği, incelediğimiz 3 Eylül 1972 tarihli İncir gazetesinin künyesinde de belirtildiği üzere, geçmişte Aydın'ın yerel değerlerini, özellikle de İncir Bayramı ve Turizm Festivali'ni organize eden, şehrin turizm potansiyelini ve tarımsal zenginliklerini tanıtan en önemli sivil girişimlerden biridir. Bu tür derneklerin ve yerel kuruluşların üstlendiği temel roller ve önem; incir gibi Aydınla özdeşleşmiş stratejik bir tarım ürününün ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasını sağlayarak kültürel süreklilik ve tanıtım oluşturmak, İncir Bayramı, İncir Güzelliği Yarışmaları ve çeşitli turizm festivallerini organize ederek bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine öncülük eden yerel kalkınma ve festival organizasyonluğu üstlenmek, şehrin kurtuluş günü kutlamaları ile tarımsal etkinlikleri birleştirerek yerel kimliğin, geleneklerin ve kültürel aidiyetin gelecek nesillere aktarılmasında köprü görevi gören toplumsal bütünleşme sağlamak ve yerel basının arkasındaki güç olarak şehirdeki idareciler, yerel üreticiler ve halk arasında ortak bir vizyon oluşturulmasını destekleyen sivil toplum bilinci kazandırmaktır; nitekim Eylül ayının ilk haftasında yaşanan bu coşku, birbirinden bağımsız gibi görünen tarımsal kimlik, turizm hamlesi ve tarihî kurtuluş bilincinin tek bir çatı altında harmanlandığını göstermekte olup Aydın'ın düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü olan 7 Eylül'ün şehrin en önemli simgesi olan incir hasadının en yoğun dönemine denk getirilmesi kutlamalara derin bir tarihî anlam ve ekonomik ivme kazandırmakta, kurtuluş günü coşkusuyla İncir Bayramı ve Turizm Festivali'nin bir arada kutlanması halkın hem geçmişteki zaferine sahip çıkmasını hem de toprağının bereketini birlikte kutlamasını sağlayarak yerel aidiyet duygusunu pekiştirmekte, ayrıca Aydın Turizm ve Tanıtma Derneği ile yerel idarecilerin bu birleşim sayesinde şehri sadece tarımsal bir ürünü pazarlayan bir yer değil tarihî dokusu, turizm potansiyeli ve kültürel değerleriyle birlikte bütüncül bir marka haline getirmesi geçmişteki mücadele ile geleceğe yönelik kalkınma hedeflerini aynı ideal etrafında buluşturan son derece güçlü bir yerel kalkınma hamlesi ortaya koymaktadır.
Sonuç
İncir bayramlarının zaman içinde festival olarak adlandırılması aslında dünyadaki siyasal, iktisadi, sosyal ve kültürel bir değişmenin sonucuydu. Bu değişim karşılıklı bir kültürel etkileşimden ziyade söylem olarak gücün retoriğini göstermesiydi. Günümüzde üreticilerin, işçilerin, tüccarların incir mevsiminin yorgunluğunu atması ve üretilen incirin tanıtımını yapmak amacıyla etkinlikler veya faaliyetler Aydın-İzmir yöresinde düzenlenmektedir. Mesela incir festivalleri (bayramları) bunlardan biridir. Eylül ayının ilk üç haftası İncirliova ve Germencik’te incir festivali için yerel yönetimler kutlama programları ve yarışmalar düzenlemektedirler.[xix] Ayrıca İzmir sınırları içinde de bazı yerleşimlerde de incir festivalleri yapılmaktadır. Fakat incir bayramları gerek kutlama amacı ve gerek kutlama şekli bakımından farklıdır. İncir bayramı tarihsel kökleri daha eskilere dayanan bir kültür veya kültürler anlayışının bir ürünüdür. Günümüzdeki incir festivalleri ise kutlama amacı ve şekli bakımından farklılık göstermektedir. Millî ürünümüz incir amaçlı değil bacasız sanayimiz turizm amaçlıdır. O yüzden organizasyon, reklam ve konserler üzerine kuruludur. Aslında bir tür algı yönetimidir. Ayrıca dünyada gıda teknolojisindeki değişiklikler, neo-liberal politikalar, küreselleşme, kitle ve eğlence kültüründeki değişimler bu bayramları bayram olmaktan çıkardı ve birer festivale dönüştürdü. Görüldüğü kadarıyla da organizasyonların katılım ve bütçe sorunu, günümüz incir festivallerinde en önemli sorundur. Ayrıca bu bayram daha farklı anlayışlarla da kutlanmaktadır. Mesela inciri değil ilçeyi tanıtmak gibi. Yine ulusal dayanışma ve bilinç anlayışı da bu festivallerde daha geri planda kaldı. İşin bir diğer boyutu da incirin bayram veya festival olarak düzenlenmesinden ziyade siyasi, iktisadi, sosyal ve kültüre dayalı çok yönlü bir bilinci ifade etmesi gerektiğidir. Eğer incir bayramı ve festivali adı ne olursa olsun kutlanacaksa, bahsi geçen unsurlar üzerinde ciddi olarak düşünülmelidir. Kısacası festival derken zamane olup bayram diyerek demode olacağız mantığından çıkmamız gerekir.
Aydın ve çevresi incirin önemli üretim merkezidir; İzmir ise incirin pazarlandığı önemli bir ticaret merkezidir. İncir bayramı Aydın ve İzmir’in ortak noktalarından biridir. Çünkü incir bayramının kutlanması ve bu kutlamanın bir anlam kazanması için üretim ve pazar da günümüz dünyasında şarttır. Sanki incir bayramı günümüzde biraz ihmal edilmiş gibidir. Özellikle Aydın’ın önemli bir ürünü olan incir için her sene geniş çaplı bir bayram tertip etmek gerekliliktir. Çünkü incir bayramı ticaretten öte Aydın için kültürel bir kimliktir de. Bir kültürel kimliği varsa bir kent ayakta durabilir. Ayrıca Aydının kent kimliğinin ve kültürünün yeni nesillere aktarılabilmesi için incir bayramı önemli bir fırsattır. Ciddi ve çok yönlü organizasyonlarla bu bayramlar toplum nazarında daha cazip hale getirilebilir. Çünkü kültür nesilden nesile aktarılırsa baki olur ve bir anlam kazanır. Onun dışında ise incir bayramları tarih kitaplarının tozlu sayfalarında yazanlarınca kurgulanmış bir anlatı olmaktan öteye gitmez.
SONNOTLAR VE KAYNAKÇA
[i] Zeki Arıkan, İzmir Basınından Seçmeler (1923–1938), II. Cilt, II. Kitap, İBBB Kent Kitaplığı, 2008, sf. 102.
[ii] “Menşe’i mıntıkamız olan ve on bini mütecaviz amelenin, birçok müstahsil ve tüccarın kazancına vasıta bulunan incirin her sene İzmir’e gelmesi merâsim-i mahsusa ile tes’id idilmektedir. (özel bir törenle kutlanmaktadır) İncirin bayramı, Mısırlıların Nil ve diğer memleketlerin muhtelif mahsulât bayramlarının mukâbilidir. Türk, İncir bayramı ile sa’y (çalışma, gayret) ve ameli ve istihsalatı (üretimi) tes’id (kutlama) ider. Bayrama rüesâ-i memûrin, ticaret odası, borsa mümessilleri ve amele ile halk iştirak ider. 1924’de İzmir’e ilk mahsul 18 Ağustos’da, 1925’de 18 Ağustos’da gelmiştir. İncir Ağustos ortalarında ve en geç Ağustos sonunda idrâk iderler. (erişirler)” İhracat Maddelerimiz, Ticaret Matbaası, İzmir, 1928, sf. 32.
[iii] Mehmet Ziya, İncir, Bilgi Matbaacılık Anonim Şirketi, İzmir, 1928, sf. 49.
[iv] A. g. e. , sf.49.
[v] Mehmet Ziya, İncir, Bilgi Matbaacılık Anonim Şirketi, İzmir, 1928, sf. 48–49.
[vi] Sabri Yetkin-Erkan Serçe, İzmir Ticaret Borsası Tarihi, İzmir, 1998, sf. 107; Sabri Yetkin-Erkan Serçe, “İncir Bayramı”, Türk Kültüründe Üzüm ve İncir, Edi. Eren Akçiçek-Pınar Dönmez Fedakâr, İzmir, 2011, sf. 183-184.
[vii] Sabri Yetkin-Erkan Serçe, İzmir Ticaret Borsası Tarihi, İzmir, 1998, sf. 108–109; ; Sabri Yetkin-Erkan Serçe, “İncir Bayramı”, Türk Kültüründe Üzüm ve İncir, Edi. Eren Akçiçek-Pınar Dönmez Fedakâr, İzmir, 2011, sf. 183-184.
[viii] Sabri Yetkin-Erkan Serçe, İzmir Ticaret Borsası Tarihi, İzmir, 1998, sf. 108–109; ; Sabri Yetkin-Erkan Serçe, “İncir Bayramı”, Türk Kültüründe Üzüm ve İncir, Edi. Eren Akçiçek-Pınar Dönmez Fedakâr, İzmir, 2011, sf. 183-184.
[ix] Hüseyin Avni Şanda, Yarı Müstemleke Oluş–1908 İşçi Hareketleri, İstanbul; Gözlem Yayınları, Bilimsel Araştırma–6, sf 35–36; Cihan Özgün, Tanzimat’tan Cumhuriyet’(1923) Aydın İlinde İktisadi Değişim, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılâpları Tarihi Enstitüsü, İzmir, 2006, sf. 130Bülent Varlık, “1930’lu Yıllarda İzmir’de İncir İşçileri ve “Baladur Hakkı” , Mülkiyeliler Birliği Dergisi, ss. 27-32; Bülent Varlık, “İzmir İşçi ve Esnaf Kurumları Birliği Üzerine Bir Belge” , Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Cilt: XVIII, Sayı: 167, ss. 14–17; Bülent Varlık, “İzmir Emek Tarihi Üzerine Kaynaklar–1 İzmir19341En Notlar”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Cilt: XXIII, Sayı: 216, ss. 313–322.
[x] Mehmet Ziya, İncir, Bilgi Matbaacılık Anonim Şirketi, İzmir, 1928, sf. 49.
[xi] 70 Yıllık Sevda İzmir Fuarı, Der. Yaşar Aksoy-Neşe Yurdkoru Özgünel, İzmir; İzmir Yayıncılık, Ağustos 2001, sf. 3-4.
[xii] İhracat Maddelerimiz, Ticaret Matbaası, İzmir, 1928, sf. 32.
[xiii] Zeki Arıkan, İzmir Basınından Seçmeler (1923–1938), II. Cilt, I. Kitap, İBBB Kent Kitaplığı, 2008 sf. 209.
[xiv] Zeki Arıkan, İzmir Basınından Seçmeler (1923–1938), II. Cilt, I. Kitap, İBBB Kent Kitaplığı, 2008, sf. 209
[xv] Mustafa Kemal Yılmaz, Atatürk Umurlu’da, Aydın, 2000, sf. 23–24.
[xvi] A. Nedim Atilla, İzmir Demiryolları, İzmir; İzmir BBB Kent Kitaplığı, 2002, sf. 106.
[xvii] Kerim Özbekler, Her Yönü İle Aydın ve İlçeleri, Denizli, 1984, sf. 57.
[xviii] A. Nedim Atilla, İzmir Demiryolları, İzmir; İzmir BBB Kent Kitaplığı, 2002, sf. 105.
[xix] Haz. Ersal Yavi-Necla Yavi, Cumhuriyetimizin Yetmiş Beşinci Yılında Aydın, İzmir, 1998, sf. 134.
*Kader Demir’in haberine göre e-gzt ADÜ, "Aydın’da İlk İncir Bayramı ve İncir Güzeli Yarışması", Erişim adresi: https://gzt.adu.edu.tr/haber/aydin-da-ilk-incir-bayrami-ve-incir-guzeli-yarismasi-9390
· AKÇİÇEK, (Edi.) Eren Akçiçek-Pınar Dönmez Fedakâr, Türk Kültüründe Üzüm ve İncir, , İzmir, 2011.
· AKSOY, Yaşar (Der.)- Neşe Yurdkoru Özgünel, 70 Yıllık Sevda İzmir Fuarı, İzmir; İzmir Yayıncılık, Ağustos 2001.
· ANAÇ, Hilmi, Geçmişten Günümüze İncir ve İncir Kültürü, Danışman Yrd. Doç. Dr. Günver Güneş, Adnan Menderes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Lisans Tezi, Aydın, 2009; Geçmişten Günümüze İncir, Aydın Ticaret Odası Kültür Yayınları: 06, 1. Baskı, 2012.
· ARIKAN, Zeki, Tariş Tarihi, İzmir; Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1993.
· -------------------, İzmir Basınından Seçmeler (1923–1938), II. Cilt, II. Kitap, İzmir; İBB Kent Kitaplığı, 2008.
· ATAY, Çınar, Kapanan Kapılar İzmir Hanları, İzmir; İBBB Kent Kitaplığı, 2003.
· ATİLLA, Nedim, İzmir Demiryolları, İzmir; İBBB Kent Kitaplığı , 2002.
· AYVERDİ, İlhan, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul; Kubbealtı, 2. Baskı, 2011.
· BAYKARA, Tuncer, Türk Kültür Tarihine Bakışlar, Ankara; Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 252, 2001.
· Büyük Lügat ve Ansiklopedi, İstanbul; Meydan Yayınevi, 1987.
· DANİŞMEND, İsmail Hakkı, Fransızca-Türkçe Dil Kılavuzu, İstanbul; Kanaat Kitabevi.
· ERGUN, Pervin, Türk Kültüründe Ağaç Kültü, Ankara; Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2004.
· HANÇERLİOĞLU, Orhan, İnanç Sözlüğü Dinler-Mezhepler-Tarikatlar-Efsaneler, İstanbul; Remzi Kitabevi, 23, Birinci Basım, 1975.
· İhracat Maddelerimiz, Ticaret Matbaası, İzmir, 1928.
· İngilizce-Türkçe Redhouse Sözlüğü, İstanbul; Sev Matbaacılık, 36. Baskı, 2003.
· İngiliz Konsolosluk Raporlarına Göre İzmir Ticareti (1864–1914), İzmir Ticaret Odası, Yayın No: 55, İzmir, 1998.
· Mehmed Ziya, İncir, Bilgi Matbaacılık Anonim Şirketi, İzmir, 1928.
· KAFESOĞLU, İbrahim, Türk Millî Kültürü, İstanbul; Boğaziçi Yayınları, 5. Baskı, 1988.
· Leverett’s Latın-Englısh Lexicon, Boston; J. H. Wilkins and R. B. Carter and Charles C. Little Companyi 1837.
· MERCHANT, J.R.V. (Revised), Cassell’s Latin Dictionary (Latin-Englısh and Englısh-Latin), Cassell and Company Lımıted, 1907.
· ÖGEL, Bahaeddin, Türk Kültürünün Gelişme Çağları I-II, İstanbul; Millî Eğitim Basımevi, 1000 Temel Eser, 50, 1971.
· ÖZBEKLER, Kerim, Her Yönü İle Aydın ve İlçeleri, Denizli, 1984.
· ÖZGÜN, Cihan, Tanzimat’tan Cumhuriyet’(1923) Aydın İlinde İktisadi Değişim, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlke ve İnkılâpları Tarihi Enstitüsü, İzmir, 2006.
· SAMİ, Şemseddin, Kamûs-ı Fransevi (Resimli), Fransızca’dan Türkçe’ye Lûgat Kitabı, İstanbul; Mihran Matbaası, 3. Edition, 1901 (1308).
· ŞANDA, Hüseyin Avni, Yarı Müstemleke Oluş–1908 İşçi Hareketleri, İstanbul; Gözlem Yayınları, Bilimsel Araştırma–6, Baskı Tarihi Yok.
- YAPUCU- Olcay Pullukçuoğlu, Modernleşme Sürecinde Bir Kent: Aydın, İstanbul: Kitap Yayınevi, 2007.
· YAVİ, Ersal (Haz.)-Necla Yavi, Cumhuriyetimizin Yetmiş Beşinci Yılında Aydın, İzmir, 1998.
· YETKİN, Sabri-Erkan Serçe, İzmir Ticaret Borsası Tarihi, İzmir, 1998.
· YILMAZ, Mustafa Kemal, Atatürk Umurlu’da, Aydın, 2000.
Makaleler
· GÜNEŞ, Günver, “XIX. Yüzyıldan XX. Yüzyıla Aydın’da İncir”, Aydın! Aydın… Eski Eserleri Sevenler Derneği Aylık Tarih ve Kültür Bülteni, Yıl: 3, Sayı: 26, Nisan–2006, sf. 4–5.
· TUNALI, Ayten Can, “Aydın’da Üretilip İzmir’de Pazarlanan İncir’in Kısa Tarihi”, Aydın! Aydın… Eski Eserleri Sevenler Derneği Aylık Tarih ve Kültür Bülteni, Yıl: 3, Sayı: 26, Nisan–2006, sf. 5–6.
· VARLIK, Bülent, 1930’lu Yıllarda İzmir’de İncir İşçileri ve “Baladur Hakkı”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, ss. 27-32.
· ------------------------“İzmir İşçi ve Esnaf Kurumları Birliği Üzerine Bir Belge”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Cilt: XVIII, Sayı: 167, ss. 14–17.
· --------------------------“İzmir Emek Tarihi Üzerine Kaynaklar–1 İzmir19341En Notlar”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi, Cilt: XXIII, Sayı: 216, ss. 313–322.

GÖRSEL 1: Aydın İncir Bayramı’na Hoş Geldiniz! Yazısı Aydın Belediye Binası’nda Asılıdır.

GÖRSEL 2: İncir Getiren Deve Kervanları, Aydın İncir Bayramı,

Resim 3: Aydın İncir Güzeli Şehri Gezerken, 1973 Aydın İl Yıllığı

GÖRSEL 4: Aydın'da yayımlanan "İncir" adlı özel gazetenin 3 Eylül 1972 tarihli nüshası, Yıl: 7 ve Sayı: 7 bilgileriyle çıkmış olup ana başlığında "7. İncir Bayramı ve Turizm Festivali – Aydınlılara ve Bütün Ege'ye Kutlu Olsun..." ifadesini taşımaktadır. İncir Bayramı ayrı olarak Turizm Festivali ayrı olarak kutlanırken birleştirilmiştir.