Saygı değer okuyucularım.

Özellikle insan güzel görünmek ister. Kadim zamandan beri bunun böyle oluğu bilinir. Dünyanın neresinde, hangi sosyal yapıda olursa olsun bu şekilde görülüyor.

Güzel Dinimiz İslamiyet, insanı koruma görevinde olduğundan, insani özelliklerden olan güzellik işinde kaybolmamasını da amaçlamıştır. Bundan dolayı Kar’an-ı Kerim ve Hadislerde güzellikle alakalı konuları görürüz.

Bu ölçülere göre bay ve bayan bazı Müslümanların ölçüyü kaçırdığı, üzülerek görülüyor. Güzel olma duygusu artık o kadar aşırıya kaçmış ki, başkasının giydiği elbise gibi elbiseyi giymemekten, haram sınırlarını fütursuzca aşmaya kadar uzanmış. Ve bunun kadını- erkeği olmadığı da görülüyor. Günah duygusu, ar-haya, bize yakışmaz anlayışları adeta kaybolmuş. Artık kendimizi tanımada zorlanır olduk.

Böyle yapılmaması söylenip, konuşulduğunda da; ya “ ne varmış canım, bu kadar da tutucu olunmaz” deniliyor, ya da “ ev baskısından, mahalle baskısından” söz ediliyor.

Dış güçler. Dış güçler. Artık birazda aklımızı kullanalım. İç dinamiklerimize bakalım. Müslüman olarak; Kitabımıza, Hadislere, geçmişimize yönelelim. Neden hep başkalarına bakılıyor? Sanatçı, ya da ünlü denilen kişiler neden kendi Milletine kötü örnek oluyor? Neden hürriyet denilen imkân ölçüsüzce kullanılıyor? Niçin kendimizi küçük ve yetersiz görüyoruz?

Peygamber efendimiz zamanında da güzel görünme vardı. O, erkekler için “ saçınızı Hıristiyanlar gibi tepenizde bırakacak şekilde tıraş olmayın “demiş. “Dövme yaptırılmamasını söylemiş”. Kadın ve erkekler için “ Hıristiyan ve Yahudilere benzemeyin” demiş. Bir gün elbisesi yerde sürünecek şekilde uzun giyinen birini görünce, “ böyle giyinmemesini” istemiş. O kişi; “ Ya Rasülallah ben güzel giyinmeyi severim” dediğinde, Peygamberimiz; “ Kibirlenme öyleyse” diyor.

Peygamberimiz (sav) diyor ki: ”Allah güzeldir. Güzeli sever.” Ancak nefsinin esiri, kölesi olmama ölçüsünde. Yine Peygamberimiz; “Allah sizin boyunuza ve elbisenize bakmaz. Allah sizin kalplerinize bakar”. Mademki Müslümanız konuyu bu açıdan ele almak gerekmez mi?

Güzel olacağız derken, işin şirazesini kaçırmamak gerekir. Dış güzelliğe gösterilen önem kadar, iç güzelliği ihmal etmemek gerekir. Çünkü ibadetler, ahlak güzelliği ihmale gelmez.

Birileri küreselleşme, modernleşme ve daha ne menem laflarla göz boyama gayretindeler. Artık kendimize gelmeliyiz. Yüce Dinimizi, Milletimizi, vakarımızı, Devletimizi, haysiyet ve onurumuzu düşünmeliyiz.

Allah’ımız buyuruyor ki: “ Nefis olanca gücüyle beni kötülüğe itmektedir”.

Nefse yenik düşmeme temennisiyle,

Sağlıcakla kalın.