555 Bin Ölümcül Kazanın Ortaya Koyduğu Çarpıcı Sonuçlar

Emniyet kemeri, trafik güvenliğinin en basit ve en etkili koruma araçlarından biridir. Buna rağmen çok sayıda sürücü ve yolcu, birkaç saniyelik bu önlemi hâlâ ihmal etmektedir. Safety dergisinde 14 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan “How Risky Are Unrestrained Vehicle Occupants?” başlıklı araştırma, emniyet kemeri kullanmamanın sonuçlarını 19 yıllık ölümcül kaza verisi üzerinden sayısallaştırmaktadır.

Araştırmanın en dikkat çekici sonucuna göre emniyet kemeri takmayan bir yolcunun ağır bir kazada hayatını kaybetme olasılığı, kemer takan bir yolcuya göre yaklaşık 4,27 kat daha yüksektir. Emniyet kemeri takmayan sürücülerin ölümcül kazaya neden olma riski ise kemer kullanan sürücülere göre yaklaşık 5,4 kat artmaktadır.

Araştırmayı kimler gerçekleştirdi?

Çalışma; Boyi Zhuang, Praveena Penmetsa, Salman Haider Khan, Emmanuel Kofi Adanu, Lawrence Powell ve Steven Jones tarafından hazırlanmıştır. Araştırmacılar, Alabama Üniversitesinin Risk ve Sigorta Araştırmaları Merkezi ile İnşaat, Yapı ve Çevre Mühendisliği birimlerinde görev yapmaktadır.

Makale, Safety dergisinin 2026 yılı 12. cilt, 3. sayısında 70 numaralı çalışma olarak yayımlanmıştır. Araştırma, emniyet kemeri kullanımını yalnızca bireysel bir tercih olarak değil; ölümcül kaza riski, sürücü davranışları, önlenebilir ölümler ve toplumsal maliyetler açısından değerlendirmektedir.

Çalışmanın çıkış noktası

Emniyet kemerinin hayat kurtardığı uzun zamandır bilinmektedir. Ancak kemer kullanmayan kişilerin ölümcül kazalardaki yüksek oranı iki önemli soruyu gündeme getirmektedir:

  • Emniyet kemeri takmamak, çarpışma sırasında ölüm riskini ne ölçüde artırmaktadır?
  • Kemer takmayan sürücüler aynı zamanda daha tehlikeli sürüş davranışları mı sergilemektedir?

Bu ayrım önemlidir. Bir yolcunun kemer takıp takmaması normal koşullarda sürücünün kaza yapma olasılığını belirlemez; ancak yolcunun çarpışma sırasındaki korunma düzeyini doğrudan etkiler.

Sürücüler açısından ise durum daha karmaşıktır. Emniyet kemeri kullanmamak; fiziksel korunma eksikliğinin yanında hız yapma, alkol veya uyuşturucu etkisinde araç kullanma, dürtüsellik ve trafik kurallarını ihlal etme gibi diğer riskli davranışlarla da ilişkili olabilir. Bu nedenle sürücüler için hesaplanan risk, kemerin koruyucu etkisi ile genel risk alma davranışının birleşimini yansıtmaktadır.

19 yıllık veri ve 555 bin ölümcül kaza

Araştırmada, ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi tarafından oluşturulan Fatality Analysis Reporting System—FARS verileri kullanılmıştır. Analiz, 2000–2018 yılları arasında meydana gelen toplam 555.650 ölümcül kazayı kapsamaktadır:

  • 332.350 tek araçlı ölümcül kaza,
  • 196.445 iki araçlı ölümcül kaza,
  • 26.855 üç araçlı ölümcül kaza.

Yolculara yönelik analizde ise yolcu davranışının sürücünün sürüş biçimi üzerindeki olası etkisini sınırlandırmak amacıyla yalnızca bir sürücü ve bir yolcu bulunan araçlar incelenmiştir. Bu alt örneklemde toplam 84.483 ölümcül kaza değerlendirilmiştir.

Araştırmacılar, tek, iki ve üç araçlı kazalardaki kemerli ve kemersiz kişi dağılımlarını karşılaştırmış; maksimum olabilirlik tahmini yöntemiyle hem göreli ölüm riskini hem de trafikteki tahmini kemer kullanmama oranını hesaplamıştır.

Yolcularda ölüm riski 4,27 kat artıyor

Araştırmacılar, karayolundaki yolcuların yaklaşık yüzde 12’sinin emniyet kemeri kullanmadığını tahmin etmektedir. Buna karşılık ölümle sonuçlanan ağır kazalarda hayatını kaybeden yolcuların yüzde 60,5’inden fazlasının kemersiz olduğu belirlenmiştir.

Bu oranlar birlikte değerlendirildiğinde, emniyet kemeri takmayan bir yolcunun ölümcül nitelikteki ağır bir kazada hayatını kaybetme olasılığının kemer takan yolcuya göre yaklaşık 4,27 kat daha yüksek olduğu hesaplanmıştır.

Bu sonuç, emniyet kemerinin kazayı önleyen değil, kaza meydana geldiğinde yaralanma şiddetini ve ölüm olasılığını azaltan bir kontrol önlemi olduğunu göstermektedir. Haddon Matrisi açısından değerlendirildiğinde emniyet kemeri, “kaza sırası” aşamasında etkili olan temel bir koruyucu unsurdur. Çarpışmayı ortadan kaldırmaz; insan bedeninin araç içinde savrulmasını ve ölümcül düzeyde enerjiye maruz kalmasını sınırlandırır.

1A-2

Kemersiz sürücülerde risk neden daha yüksek?

Araştırmada kemer takmayan sürücülerin, karayolundaki sürücülerin yüzde 8’inden biraz fazlasını oluşturduğu tahmin edilmiştir. Buna rağmen bu kişilerin ölümcül kazaya neden olma riski, kemer kullanan sürücülere göre yaklaşık 5,4 kat daha yüksektir.

Yolcular için hesaplanan 4,27 katlık ölüm riski ile sürücüler için bulunan 5,4 katlık risk arasındaki fark dikkat çekicidir. Araştırmacılar bu farkı, kemer takmayan sürücülerin yalnızca çarpışma sırasında korunmasız kalmasıyla değil, daha riskli sürüş davranışları sergileyebilmesiyle açıklamaktadır.

Başka bir ifadeyle emniyet kemeri kullanmamak, bazı sürücüler bakımından tek başına bir ihlal değildir. Bu davranış, kişinin genel güvenlik tutumunun, risk algısının ve trafik kurallarına yaklaşımının da bir göstergesi olabilir.

Dolayısıyla yol güvenliği çalışmalarında yalnızca “kemerini tak” mesajına odaklanılması yeterli değildir. Denetim ve araç içi uyarı sistemlerinin yanı sıra hız, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, madde etkisinde araç kullanma ve diğer riskli davranışları birlikte ele alan programlara ihtiyaç bulunmaktadır.

209 binden fazla ölüm önlenebilir miydi?

Araştırmacılar, kemersiz araç kullanıcıları için hesaplanan 4,27 katlık ölüm riskinden hareketle, bu gruptaki ölümlerin yaklaşık yüzde 76,58’inin herkes emniyet kemeri kullanmış olsaydı önlenebileceğini tahmin etmiştir.

2000–2018 döneminde emniyet kemeri kullanmayan araç içindeki kişiler arasında toplam 273.332 ölüm kaydedilmiştir. Model sonuçlarına göre bunların yaklaşık 209.320’si potansiyel olarak önlenebilir ölüm olarak değerlendirilmiştir.

Kemersiz araç kullanıcıları arasındaki yıllık ölüm sayısı 2000–2006 döneminde yaklaşık 18–19 bin düzeyindeyken, 2010 yılında yaklaşık 11 bine gerilemiştir. Bu sayı 2010–2018 döneminde ise görece sabit kalmıştır. Araştırmacılar, yeni araçlarda kullanılan gelişmiş güvenlik özelliklerinin bu azalmaya katkıda bulunmuş olabileceğini belirtmektedir.

Ekonomik kayıp 2,76 trilyon dolar

Çalışmada önlenebilir ölümlerin ekonomik karşılığı da hesaplanmıştır. ABD Ulaştırma Bakanlığının 2023 yılı için kullandığı 13,2 milyon dolarlık istatistiksel yaşam değeri esas alındığında, 2000–2018 döneminde emniyet kemeri kullanılmamasından kaynaklanan potansiyel toplumsal kaybın yaklaşık 2,763 trilyon dolar olduğu tahmin edilmiştir.

Bu tutar, doğrudan harcanmış veya ödenmiş bir maliyet değildir. Önlenebilir can kayıplarının toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal değerini görünür kılmak amacıyla kullanılan bir göstergedir.

2A-2

İş sağlığı ve güvenliği açısından sonuçlar

Karayolu trafiği; lojistik çalışanları, servis şoförleri, saha ekipleri, satış personeli, bakım çalışanları ve iş amacıyla araç kullanan herkes için aynı zamanda bir iş sağlığı ve güvenliği konusudur.

Araştırmanın bulguları, kurumsal yol güvenliği programlarında emniyet kemeri kullanımının yalnızca personele hatırlatılan bir kural olarak bırakılmaması gerektiğini göstermektedir. İşletmelerde şu uygulamalar hayata geçirilebilir:

  • Sürücü ve bütün yolcular için istisnasız kemer kullanma politikası oluşturulması,
  • Araç hareket etmeden önce kemer kontrolünün standart bir adım hâline getirilmesi,
  • Kemer uyarı sistemleri ve telematik verilerinin etik ve ölçülü biçimde takip edilmesi,
  • Hız, dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve madde etkisinde sürüş risklerinin birlikte yönetilmesi,
  • Alt işveren, servis ve kiralık araç sürücülerinin aynı güvenlik kurallarına tabi tutulması,
  • Eğitimlerde yalnızca mevzuat hükümlerinin değil, göreli risk ve önlenebilir ölüm verilerinin de kullanılması.

Araştırmanın sınırlılıkları

Çalışmanın sonuçları geniş bir veri setine dayansa da kullanılan modelin varsayımları çerçevesinde yorumlanmalıdır. Araştırma yalnızca ölümcül kazaları içeren FARS verilerini kullanmıştır; yaralanmalı veya maddi hasarlı bütün trafik kazalarını temsil etmemektedir.

Model, gerçek hayatta çevresel koşulların ve birden fazla sürücünün ortak etkisi bulunabilmesine rağmen, ölümcül kazanın tek bir sürücü hatasından kaynaklandığını varsaymaktadır. Ayrıca araştırmada resmi bir duyarlılık analizi yapılmamıştır.

Yolcularla ilgili sonuçlar yalnızca bir sürücü ve bir yolcu bulunan araçlardan elde edilmiştir. Bu nedenle bulguların daha kalabalık araçlara genellenmesi dikkatle yapılmalıdır. Önlenebilir ölüm ve ekonomik kayıp hesapları da göreli riskin zaman ve kaza türleri arasında sabit kaldığı varsayımına dayanan yaklaşık tahminlerdir.

Sonuç: Tek bir “klik”, güçlü bir güvenlik bariyeri

Araştırmanın mesajı açıktır: Emniyet kemeri takmamak basit bir ihmal değildir. Kemersiz yolcular ağır kazalarda yaklaşık 4,27 kat daha yüksek ölüm riskiyle karşılaşırken, kemersiz sürücülerin ölümcül kazaya neden olma riski yaklaşık 5,4 kat artmaktadır. Üstelik kemer takmama davranışı, sürücülerde daha geniş bir risk alma eğiliminin göstergesi olabilir.

Bu nedenle emniyet kemeri politikaları; mevzuat, denetim, araç içi teknoloji, eğitim ve davranış odaklı güvenlik kültürü uygulamalarıyla birlikte yürütülmelidir. Araç hareket etmeden önce duyulan tek bir “klik”, bireyin yaşamını korumanın ötesinde ailesi, işyeri ve toplum üzerindeki önlenebilir kayıpları azaltan temel bir güvenlik bariyeridir.

Makale künyesi: Zhuang, B., Penmetsa, P., Khan, S. H., Adanu, E. K., Powell, L. ve Jones, S. (2026). “How Risky Are Unrestrained Vehicle Occupants?” Safety, 12(3), 70. DOI: 10.3390/safety12030070