Aydın

Tarihi Kadıkalesi'nde kazı çalışmaları bu yıl da başladı

Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki tarihi Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarına bu yıl da başlandı. Kadıkalesi-Anaia Kazıları Bilimsel Sorumlusu ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, yeni kazı sezonunda 5 farklı noktada çalıştıklarını söyledi.

Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki tarihi Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarına bu yıl da başlandı. Kadıkalesi-Anaia Kazıları Bilimsel Sorumlusu ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, yeni kazı sezonunda 5 farklı noktada çalıştıklarını söyledi.

Kuşadası'nın Kadıkalesi Mahallesi'nde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki tarihi Anaia Höyüğü'nde 25 yıldır kesintisiz devam eden arkeolojik araştırmaların bu yılki ayağı 15 Temmuz'da başladı. Geçmişi 5 bin yıl öncesine uzanan Kadıkalesi'ndeki kazılar, Kuşadası Belediyesi'nin de verdiği destekle 48 kişilik bir uzman ekip tarafından yapılırken, bu yılki hedefin kilise-manastır kompleksinin çevresindeki mimari yapıyı ortaya çıkarmak olduğu açıklandı.

Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'nde bu yıl 5 farklı noktada kazı çalışması yaptıklarını belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Suna Çağaptay, 'Geçtiğimiz yıl daha çok Bizans dönemi sonrası katmanları merak ediyorduk. Bu nedenle 3 farklı alanda Osmanlı, beylikler ve Bizans dönemine ilişkin verileri ve buluntuları elde edip, değerlendirmek için çalıştık. Bu yılki kazılarda amacımız kilise-manastır kompleksinin çevresindeki mimari yapıyı ve Erken Bizans ile Geç Bizans dönemi arasındaki ilişkiyi çözmek olacak. Arkeolojik açıdan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü çok önemli bir yere sahip. Burada ortaya çıkarılan bazilikal planlı anıtsal kilise, 5'inci yüzyılın ortasından 14'üncü yüzyıla kadar kesintisiz kullanılmış. Bu özelliğiyle de Anadolu'daki pek çok kiliseden ayrışıyor. Yine kilisenin içinde Hristiyan inancında şifa verdiğine inanılan bir ayazma yani kutsal su bölümü var. Kadıkalesi'nde eşine çok az rastlanır bir de kitâbemiz var. Bu kitâbe bize o dönemde pazar günlerinin ibadet günü olduğunu anlatıyor. Bu aynı zamanda bir kanun maddesi olarak da karşımıza çıkıyor. Çünkü kitâbede, eğer pazar günleri ibadet etmek yerine ticari faaliyette bulunan birisi olursa ölüm cezasına çarptırılacağı yazıyor. Tüm bu yönleriyle Kadıkalesi bizim için ayrı bir öneme sahip' diye konuştu.