Z KUŞAĞI ve İŞ HAYATI

X kuşağının deneyimli yöneticileri ve Y kuşağının genç profesyonellerinden sonra “Z kuşağı” da iş hayatına atılıyor.Bu üç kuşağın birbirine kaynaşmasında daha şimdiden farklı bakış açısı göze çarpmakta. Z kuşağı iş hayatına nasıl bir bakış açısı getirecek.Bizleri digital bir iş hayatımı yoksa kuşak çatışmalarımı bekliyor.Peki bu Z kuşağı iş hayatında nasıl bir izlenim bırakıyor?

 Bilgisayarı ve dijital teknolojiyi çok yoğun kullanan Z kuşağı metinleri konuşmaya, bilgisayarı okumaya tercih etmiyorlar. Bu kuşağın bireyleri dışarıda çok zaman harcamayıp, çevrimiçi iletişim kurup, bilgisayarsız ve ya cep telefonsuz bir hayatı hayal bile edemediklerini görüyoruz. Teknolojisiz bir yaşamdan haberdar değil gibi duruyorlar. Ekonomik depresyon yaşayarak büyüyen bu kuşak büyük bir ekonomik baskı altında iş hayatına adım atacak. İş dünyası da, Z kuşağını, iyi eğitimli ve kendini sürekli geliştiren bir nesil olarak değerlendirmektedir. Detaylarda kaybolmadıkları ve nokta atışı yapabildikleri için şirketlerin verimli çalışması ve başarılı olmasın da büyük rol oynayabiliyorlar.

 Z kuşağının sağlayacağı bu tür faydalarla öne çıktığını söyleyebiliriz. Ancak aidiyet duygularının az ve çabuk vazgeçme huylarının olması da işletmelerin standart sistemlerinde bu kişileri bünyelerinde tutmalarının zor olacağını da belirtmek gerekir. Z kuşağı, takım çalışması yerine daha çok bireysel hareket etmeyi seven ve kendilerini ifade edebilecekleri alanlar oluşturabilen kuşak olarak kabul ediliyor. Bu kuşak için para kazanmanın yanında, iş tatmini de önemli. Bilginin ve zamanın hızına anında adapte olabilme özelliği taşıyan bu bireyler, çalışırken eğlenmenin ve sürekli öğrenmenin peşindedirler. Özellikle teknolojinin büyük etkisiyle yeteneklerini hızla geliştirebilme imkânına ve örgütlerin geleceklerini belirleyecek çoğunluğa sahip olmalarından dolayı, bu kuşak, işletmelerin ihtiyaç duyduğu en önemli varlık haline gelmiştir. İşletmelerdeki pozisyonlarla uyum sağlandığında, örgütler açısından fark oluşturacak olan bir kuşak, Z kuşağı.

Sınırsız kariyer anlayışı ve zayıf örgütsel bağlılık gibi farklılıklarından dolayı bu bireyleri işletmeye çekmek, onlara gereken değeri vermek, onları kariyer açısından geliştirmek ve işletmede tutabilmek için örgütler artık geleneksel insan kaynakları uygulamalarından yetenek yönetimi anlayışına geçmelidirler.

Z kuşağının olumlu yönleri

 - Ne istediklerini biliyorlar.

- Bireysel ve bağımsız çalışmak özelliği taşıyorlar.

 - Dürüstler.

- Hiçbir Kompleksse girmeden kendilerini rahat ifade edebiliyorlar.

 - Girişimcilik yönleri ve istekleri fazla

 - Farklılığın kutlandığı ve benimsendiği renkli bir iş hayatı ve daha az hiyerarşi talep ediyorlar.

 Z kuşağının olumsuz yönleri

 - Sadakatsizlik ve kolay vazgeçmeleri şirketler için sorun olabilir.

 - Ben merkezli olmaları takım çalışması gerektiren işlerde sorun yaşanmasına neden olabilir.

 - Sürekli yükselme beklentisi içinde olmaları rekabeti daha da sertleştirebilir.

 - Yenilikçi ve eğlenceli işler yapma beklentisi içinde olmaları standart işleri yaptırmayı zorlaştırabilir.

 - Aceleci ve sabırsız olmaları zaman ve emek gerektiren meslek dallarına değer kaybettirebilir.

Türkiye’de Z kuşağı olarak ifade edebileceğimiz bireylerin sayısı 18 milyon civarında. Dolayısıyla bizimki gibi genç nesil oranının bu denli yüksek olduğu bir ülkede Z kuşağını anlamak ve onlara hitap edebilmek kritik önem taşıyor. Bugüne kadar yapılan araştırmalar bu neslin sabırsız, sadakatsiz ve kolay iletişim kuramadığı şeklinde bir sonuç ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları ne olursa olsun örgütlerin, geleceğin çalışanları ve müşterileri olacak bu neslin hayallerini ve beklentilerini anlayabilmeleri gerekiyor.

 İşletmelerdeki tecrübeli kuşak ile yeni kuşak arasındaki dengenin sağlanması, çalışma şartlarının bireylerin durumlarına göre düzenlenmesi fark oluşturacaktır. Bu bağlamda; “İş süreçleri mutlaka teknoloji ile desteklenmiş ve bürokrasiden uzak tasarlanmış olacağı için ‘‘Ben’’ odağı yükselen çalışanların bireyselleşen taleplerine karşılık verecek esnek sistemler tanımlanması ve ortamlar oluşturulması gerekecektir. Standart politikaları bir kenara bırakmak zorunda kalacak olan insan kaynakları bölümlerinin ise hızlı ve esnek olmalarını sağlayacak yeni politikalara ihtiyaçları olacaktır.

BEN,BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN BEN’İM sözü ( UBUNTU ) insanların birbirlerine bağlılık ve ilişkilerine odaklanan etik ya da hümanist felsefe benim için her zaman geçerli olsa da Z kuşağı için BEN DEĞİL BİZ  sözü çok yakında BİZ DEĞİL BEN olarak değişecek gibi duruyor.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.