Türkiye’de Hanehalkı Varlıkları ve Finansal Yükümlülükleri

  • AYREF
  • ECUMASTERS AYDIN

Ülkemizde hanehalkı borçlanmasının yaklaşık olarak % 93’ü bankalardan gerçekleştirilmektedir. Hanehalkı borçluluğunda yaşanan artış trendi devam ediyor olsa da söz konusu oran Türkiye için % 18 düzeyinde olup gelişmekte olan ülkelerin ortalaması olan % 51’e göre düşük ve riski yönetilebilir bir düzeydedir.  Nitekim TCMB verilerine göre hanehalkı kaldıraç oranı (toplam borcun toplam varlıklara oranı) 2017’de % 47 düzeyinde iken Mart-21’de % 36 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu veri, ülkemizde hanehalkları açısından varlık ve yükümlülük artışı arasındaki dengenin son dönemde biraz daha iyileştiğini göstermektedir. Bu arada hanehalkı kaldıraç oranının son 10 yıllık uzun vadeli ortalamasının da % 45’ler düzeyinde olduğunu belirtelim.

 

Detaylarına bakılacak olur ise,  Türkiye’de hanehalkı yükümlülüklerinde en yüksek pay, yaklaşık % 45 ile ihtiyaç kredilerine ait olup Eylül-2020 ile Mart-2021 dönemini kapsayan altı aylık dönemde toplam yükümlülükler sadece % 6,1 oranında artmıştır.

 

Grafik.1: Hanehalkı Finansal Yükümlülükleri - Türkiye

Kaynak: TCMB Finansal İstikrar Raporu- Mayıs 2021

 

Yükümlülüklerde altı aylık dönemde en yüksek artış % 35,6 ile taşıt kredilerinde gerçekleşti. Kullandırılan taşıt kredileri miktarındaki son bir yıldaki artış ise % 102’yi buldu. Salgının da etkisi ile Mayıs-20’de yaklaşık 25.000 otomobil satılırken bu rakam Mayıs-21’de 43.000 civarına yükseldi. Nitekim ilk beş ay itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre otomobil satışı % 69 oranında artış gösterdi. Bununla birlikte taşıt kredilerinin hanehalkı borçları içindeki toplam payı % 2,8 gibi oldukça düşük bir paya sahiptir; bu nedenle toplam kredi büyümesi üzerinde etki derecesi düşüktür.

 

Her ne kadar konut satışları canlılığını korusa da, konut kredilerinde son altı ayda stabil/durgun bir görünüm söz konusu. Nisan-21 dönemi konut satış verileri incelendiğinde toplam konut satışları içinde ipotekli (banka kredisi aracılığı ile alınan) konut satışlarının payının % 18’e kadar gerilediği görülmektedir. İpotekli konut satışlarının payının % 18’e inmesi son dönemde konut satışlarının peşin ve senet ağırlıklı olarak yapıldığını göstermektedir. Hatırlatmak gerekirse, Temmuz-20’de ise ipotekli konut satışlarının payı % 57 oranında gerçekleşmişti.

 

Kredi kartlarında da, toplam yükümlülük artışı ortalamasının üzerinde, % 17’lik bir büyüme söz konusudur. Nitekim reel harcamalar bazında bakıldığında son altı yılda Nisan ayları bazında en yüksek harcamanın, Nisan-2021’de yapıldığı görülmektedir. Bu durum hanehalkı tüketim talebinin güçlü olduğunu göstermektedir. BKM verilerine göre Nisan-21 itibariyle ülkemizde yaklaşık 79 milyon adet kredi kartı bulunmaktadır. Ülkemizde tutar bazında kredi kartı kullanımının % 90’ı alışveriş için kullanılırken, % 10’luk pay nakit çekimi için kullanılmaktadır. Türkiye’de Nisan-21’de kredi kartı ile toplamda 97,6 milyar TL’lik alışveriş yapılırken, en fazla harcama yapılan kalem % 22 pay ile ‘market ve AVM harcamaları’ oldu.  Pandeminin de etkisi ile online alışverişlerde kredi kartı kullanım sıklığında da artış görülmektedir. Örneğin Nisan-21’de yaklaşık 99 milyon online işlem adedi söz konusu iken bu rakam Nisan-2019’da sadece 46 milyon idi.  Kredi kartı kullanım sıklığının artması aynı zamanda vergi gelirlerine de olumlu yansımış ve zor bir yıl olan 2020 yılında bu faktörün de etkisi ile KDV gelirleri (dahilde alınan KDV) yıllık bazda % 29 oranında artmıştır.

 

Türkiye’de hanehalkı varlıklarına bakıldığında en yüksek pay, % 67 ile mevduat (TL ve döviz mevduatının payı neredeyse eşit) olup bunu sırasıyla yatırım fonları ( BES fonları ve diğer), kıymetli madenler (altın vs.) ve hisse senetleri izlemektedir.   Eylül-20 ve Mart-21 dönemi arasındaki altı aylık dönemde özellikle borsadaki yükselişin de etkisi ile 71 milyar TL’lik artış ile hisse senedinde ciddi bir yükseliş görülmekte olup toplam payını % 6,9’dan % 8,9’a çıkarmıştır. Borsadaki yükselişin yanı sıra hisse senedi yatırımcısında da son 1,5 yılda % 100’ü aşan önemli bir artış yaşandı; dolasıyla hisse senetlerinin payının artmasında bu faktör de unutulmamalı.  Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine göre Mayıs-21 itibariyle yerli hisse senedi hesabı yaklaşık 2,5 milyon olup Ocak-2020’de ise bu rakam 1,2 milyon kişiydi. Mevduatların para birimi cinsinden dağılımına bakıldığında ise toplam mevduat içinde yarı yarıya bir paya sahip oldukları görülmektedir.

 

Grafik.2: Hanehalkı Varlıkları - Türkiye

        Kaynak: TCMB Finansal İstikrar Raporu- Mayıs 2021

 

Uzun sözün kısası, her ne kadar geçen yıl yaz aylarında hanehalkı kredilerinde yıllık bazda % 50’lere varan bir kredi büyümesi yaşanmış olsa da, hanehalkı kredi borçluluğunun diğer gelişmekte olan ülkelere göre düşük olması ve son altı ayda hanehalkı varlıklarının hanehalkı yükümlüklerine kıyasla daha yüksek bir büyüme oranı göstermesi, bu dönemde dengelenmenin gerçekleşmekte olduğunu ve riskin kontrol edilebilir düzeyde bulunduğunu göstermektedir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.