TAKLİTÇİLİK DAHA NEREYE KADAR?

Saygı değer okuyucularım.

    Batı kültürü o derece içimize girdi ki, neredeyse kendimize yabancı olacağız.

    Modernleşelim derken, çağdaş olacağız derken, kendimiz gibi olmadan uzaklaşıldı. Kendi dinimize, kendi ahlaki değerlerimize, kendi kültürümüze neredeyse yabancı kalacağız.

    İlimiz ve diğer illerimizdeki durum bu. Kişisel olarak “modern bir insan…” diye söze başlanıyor.  Batının, uzak doğunun her şeyine hayranlık duyup; “Ay! Ne güzel…” sevinç gösterisinden sonra, durum ortaya koyuluyor. Baksanıza, müziğimizde bile batı hakimiyeti var. Türkü dinlemek, sanat musikisi dinlemek ayıp hale geldi, alay konusu oldu. Radyo ve televizyonlarda,- TRT MÜZİK hariç- Türkü ve şarkılarımıza ne kadar yer veriliyor?

    Güzel Türkçemizin derin anlam yüklü kelimelerini bırakıp, yabancı dillerde iş yeri ismi koyma yarışı. İngilizceyi bilmez ama yabancı dilde müzik dinler. Avrupa klasiklerinden dem vurulur. Güzelim vücuduna dövmeler yaptırır. Ağzına burnuna bir şeyler takar.

    Bitkinlik ve bıkkınlık değil mi bu? Kendini küçük ve ezik görme değil mi bu? Güzelliğinin ve değerli oluşunun farkında olmama değil mi bu?

    “E! Onlar daha estetik, daha anlam ve sevgi yüklü…”

    Hiç de öyle değil. Böyle laflara kulak verme yerine, şöyle kendimizi inceleme zahmetinde bulunuversek daha güzel olmaz mı?

    Görevde iken Kuşadası’na göreve gitmiştim. Orada ikamet eden bir İngiliz masamıza gelip oturdu. Sohbet arasında bize; “Sizin bizden ne farkınız var?” dedi de biz kızarıp bozardık. İşte elin insanının insaflı olanları böyle açık konuşuyor. Bunu duyan-okuyanlardan şöyle diyen olabilir; “Demek ki İngilizler bizi takdir ediyor.”

Böylesine ne demeli?

    Nasrettin Hoca bir gün sakalını kazıtmış çarşıya çıkmış. Görenler, “Hoca bu ne hal?” demişler. Hoca da “Yatarken sakalımın üzerinden fare geçti, bunun için sakalımı kestim” demiş. Diğerleri; “İlahi hoca fare geçti diye sakal kesilir mi?” demişler. Hoca da “Yol yapmasın” demiş.

    İşte bizimki böyle oldu. Bir, iki derken şimdi bu haldeyiz. Türk insanının, Müslümanın örnek özelliklerini unutup, dap-dazlak kalmayız inşallah. Bunun için aklımızı başımıza toplayıp, yabancı kültürlerin ve akımların yayılmacı propagandalarına kanmamak gerek.

    Yüce Mevla’mız şöyle emreder:

    “Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: ”Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur. Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır.” (Bakara:120)

    Sağlıcakla kalın.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.